Çocukken oje sürerdim ve babam ellerime vururdu.

Merhaba. Ben Doğu’da küçücük bir şehirde doğdum. Ailem aşırı muhafazakârdı. Babam çarşıda esnaftı ve ben 10 yaşıma geldiğimde beni dükkâna almamaya başladı, çarşıda açık gezmemi istemiyordu. Hayatım boyunca süslü ya da açık giyinen biri olmadım, sadece çocukken oje sürerdim ve babam ellerime vururdu. Mahallede yaşıt olduğum bir kız oje sürmüştü, “Senin baban nasıl izin veriyor?” dedim, buna çok şaşırdı, “Oje sürmeye neden kızsın ki?” dedi. Babam bana etek giydirmezdi, bunların kötü kadınların giysisi olduğunu söylerdi. 10 yaşından sonra kendimi hiç çocuk gibi hissetmedim. Göğüslerim ve kalçam aşırı büyüktü, herkesin dikkatini çekerdi. Defalarca tacize ve kötü sözlere maruz kaldım.

Ortaokula geçtikten sonra beni her yaz medreselere gönderdiler ve zorla kapandım. Çocuk yaşta kapanmak istemediğimi kendime itiraf edemiyordum. Kapalılığı seviyormuş gibi davranıyordum. Babam açık arkadaşlarımı görünce “Onlara mı özeniyorsun, orospu mu olacaksın?” derdi. Kendisi annemi sürekli hayat kadınlarıyla aldatırdı, kaç defa telefonunda görmüştüm.

Ardından zorla İmam Hatip lisesine gittim. Orada sürekli kadını aşağılayan, kadına orospu muamelesi yapan hocalar vardı. Hademelerden bile taciz gördük. Buna rağmen ortada bir yanlış olduğunu kendime itiraf edemiyordum. Dinimi seviyordum ama bu din beni öyle kısıtlıyordu ki evden dışarı çıkamıyordum, iznim yoktu.

Üniversite sınavına girdim ve Ege Üniversitesi’ni kazandım. Ailemin “İlâhiyat oku” baskılarına rağmen öğretmenlik yazmıştım ve çok mutluydum. En azından oradaki insanlar yobaz değil ve beni aşağılayacak, ikinci sınıf vatandaş olarak görecek kimse yok diye düşünüyordum. Üniversiteye gittiğimde tam tersi oldu ve herkes başörtüm yüzünden bana ‘yobaz’ dedi, direkt yüzüme söyleyenler bile oldu. Kimse benimle arkadaşlık kurmuyordu. Bir hocam yüzüme karşı “Sen okusan bile cahil kalacaksın” dedi. Aşırı derecede stresleniyordum. Kabul görmek için makyaj yapmaya, kot giymeye başladım. Bu sefer de herkes tesettürümün yanlış olduğunu söylemeye başladı, çok daha ağır laflar işittim. Tatil için her eve geldiğimde babamdan azar işitiyordum, “Oralara gittin de değiştin, o kadınlar gibi olacaksın” deyip duruyordu. Amacım sadece kabul görmekti.

Zamanla düşüncelerim değişti ve İslam’la bağdaşmaz oldu ama bir İmam Hatip mezunu olarak bunu kendime itiraf edemiyordum. Şimdi İmam Hatip mezunu kapalı bir deistim. Ekonomik özgürlüğümü elime alırsam açılacağım.

(Görsel: Alberto Morrocco)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.