Saçımı açmak istediğim için maddi ve manevi olarak benden desteğini kesmeyen bir amcam var ki üniversite için tek dayanağım o.

Merhaba. Uzun zamandır yazılan mektupları okuyordum ve şimdi aralarına benim mektubum da karışacak… Uzatmadan konuya gireyim.

Çocukluğumdan beri dinime bağlı olan biriyim. 8. sınıfa kadar camilerde açılan yaz Kur’an kurslarına giderdim ve bunun için hiç pişman değilim. Bu sayede birçok sureyi anlamı ile birlikte biliyorum ve bunları biliyor olmak beni mutlu ediyor. İlkokuldan beri aileme sürekli sorunlarla geldim. Onların hoşlarına gitmeyecek şeyler yaptım ama o akla sahipken hiçbir şeyi sorgulayamıyordum.

Ortaokula geçtiğimde beni İmam Hatip ortaokuluna gönderdiler. O zaman bu duruma hiç itiraz etmemiştim fakat benim bir evladım olduğu zaman ona böyle bir şey yapmayacağım çünkü inanın ki bunun gereği yok. İmam Hatip’ler ve insanların İmam Hatip’lere olan bakış açısı ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Herkes bilir ki ilkokul ve ortaokul aynı değil ve hangi aile ciddi anlamda çocuğunun zekâ seviyesini bilebilir? Arapça’yı yapabileceğini nereden bilebilir? Bu çocuğu zorlu bir yola sokup tek başına bırakmaktır. Önceden temeli varsa durum farklılaşır ama cidden gereği olmayan bir durum. Ortaokul düzeyindeki İmam Hatip’ler cidden boş ama belki lisede gitmek isteyene bir şeyler katabilir.

Küçük yaşta tesettüre girişimin ardından 8. sınıfa kadar bu konuda hiçbir sorunla karşılaşmadım. Fakat sonra artık zihnen bir şeylerin geliştiğini hissederek dinle alakalı şeyleri araştırmaya başladım. Tesettür biz kızlara neden geldi ve ne kadar gerekli? Dinde farz olan şeylere baktım, bunların alt başlıklarını araştırdım ve gördüm ki tesettür yok denilecek kadar az yer kaplıyor. Yani benim demek istediğim, tesettür benim ve birçok genç kızın gözünde saçı örtmek olamaz. Tıpkı erkeklerin belirli bir yerlerinin gizlendiği gibi bizde de böyle olmalı. Saçım neden günah? Saçımın gözükmesinin saçma olması kadar saçma bir şey göremedim.

Ben 10. sınıftayken sadece ailemden dolayı bunu istedim. O zamanlar namazımı aksatmadan kılmaya çalışır ve her gün Kur’an okurdum, dini sohbetler dinlerdim ve dini kitaplar okurdum. Ben bunları yaparken annem ve babam beni görüyordu. Babama da “Baba, bak, ben bunları yapmaya devam edeceğim ama sadece saçımı örtmek istemiyorum” dedim. Din hakkında alfabeden az bilgiye sahip olan babam bunu kabul etmedi. Tam 4 kez konuştum ve en sonunda bana “Okuma” dedi. Tabii o zamanlar uzaktan eğitim görüyorduk ve evde olduğum için sorun etmemiştim.

Okullar açıldı. Bu arada lisede de İmam Hatip’teyim çünkü tam 2 kere tercih yapmama rağmen hiçbir Anadolu lisesine alınmadım. Bizim okulda başörtüsü zorunlu olduğu için arkadaşımla açık gider, okulun kapısında örterdik. Bu 2 hafta böyle devam etti. 2. haftanın sonunda babam dışarıda beni gördü. Aramızda kısa bir konuşma geçti ve başımı örtmezsem beni okula göndermeyeceğini söyledi. Hafta sonuydu ve benim o hafta sonum zindan gibi geçti. Ben okula açık gidip gelmeye devam ettim ama babam iş saatlerinden dolayı beni görmüyordu. Bu konuda babama karşı beni savunacak kimse yoktu. Saçımı açtım diye bana suratını çeviren bir babaannem vardı, bana özellikle arkadaşımın yanında bir sürü hakaret etti. Babam parayı elime başımı örtmem şartı ile veriyordu, aramızda böyle bir konuşma da geçti.

Ben okulda samimi bulduğum din hocalarına durumu anlatmaya başladım. Erkek bir hocama durumu iyice anlattım ve babamla konuşmasını rica ettim, kabul etti. Ertesi gün konuyu söylemeden babamı okula çağırdım, sadece “Şu Arapça hocam seninle konuşmak istiyor, okula gel” diye mesaj attım. Ertesi gün babamı okulda gördüm, gelmişti ve hocamla konuşuyorlardı. Bundan 2-3 gün sonra bir gün okuldan eve giderken babamla karşılaştım. Eve girince beni yanına çağırıp dibime girerek bana çok şiddetli bir şekilde bağırmaya başladı: “Sana bu evde kim baskı yapıyor?” diye kaç saat bağırdıktan sonra artık başım çok fena sızlamaya başladı ve kendimi bayılacak kadar halsiz hissettim. Çok kötüydü ve bu yüzden artık susması için “Tamam, örteceğim, özür dilerim” gibi şeyler söylemeye başladım. Beni bıraktı. Bu hayatta en korktuğum ve tiksindiğim şeylerden ikisi şiddet görmek ve tacize-tecavüze uğramak. Bunlardan birini bile yaşasam sanırım kendimi öldürürüm.

Benim tamamıyla açılma işim üniversiteye kaldı. Ben dil öğrencisiyim, 11. sınıftayım ve çok güzel hedeflerim var. Youtube kanalım ve İnstagram’da photo dump olarak kullandığım bir hesabım var. Ayrıca yazar olmak istiyorum. Umarım hepimiz hedeflerimize birer birer ulaşırız. Saçımı açmak istediğim ve açtığım için maddi ve manevi olarak benden desteğini kesmeyen bir amcam var ki üniversite için tek dayanağım o. Amcam babamdan küçük olduğu için ona karşı sesini çıkaramıyor, buna eminim. Bir de aklımda bir soru var. Üniversiteye gidip 2-3 haftada bir hafta sonları evine dönenler oluyor. Ben de onlar gibi evime gelebilecek miyim, çok merak ediyorum. Gelemesem de olsun. Bana İnstagram üzerinde @kdkpme adlı hesaptan ulaşabilirsiniz. Sizi seviyorum, ne olursa olsun gücünüzü yitirmeyin ve çalışıp koşun!

(Görsel: Karl Harald Alfred Broge)

Comment (1)

  1. Şiddeti de tacavüzü de yaşadım hem de babamdan. Ben de senin durumundayım. Çevremde sadece benim ailem katı bu konuda. Çok üzülüyorum. Ben de çok merak ediyorum üniversite de ailemin yanına gidebilcek miyim. Maddi manevi arkamda olacak hiç kimsem yok. Napcağımı bilmiyorum. Aile dediğime bakmayın. O kadar reziller ki.. arkamda duran destekleyen birbirini seven sayan şiddetin hakaretin cinsiyet ayrımının olmadığı bi ailem olsa daha ne isterdim ki.. arkadaşlarımın ailelerini çok kıskanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.