Bana “Öyle bir şey olursa sana karşı kalbim hep kırık olacak” dedi.

Merhaba, ilk olarak buraya içimi dökmek istedim. Çünkü kime anlatsam, bana destek verseler de hâlâ ön yargıları varmış gibi hissediyorum ve kafamın içinde kendimi yiyorum. Ben 13 yaşımda kendi isteğim ile kapandım. İlk ilkokulda istemiştim, o zaman annem küçük olduğum için izin vermedi. 13 yaşıma kadar Kur’an kursuna gittim, sonra yine kendi isteğimle yatılı Kur’an kursuna gittim, herkes çok takdir ediyordu. Annem yine izin vermemişti ama ben dedim, ”Bak takıyorum, öyle dışarı çıkacağım”. Aslında annemin de hoşuna gidiyordu.

Babam dindar bir insan değildir. Aslında el âlemin lafını da pek dinlemez diye tanıdım onu. Hiçbir zaman bana başörtüsü tak diye bir baskı yapmadı. Takınca o da çok mutlu oldu. 1 sene sonra kendi kendime düşünüyordum neden bu yaşta kapandım diye. Geceleri ağladım hep. Annem nasıl olduysa anladı sebebini. Yanına konuşmaya gittiğimde “Başörtüsü yüzünden mi ağlıyorsun?” dedi. Şaşırmıştım ve “Evet” dedim. Bana öyle bir şey olmayacağını, kendi isteğimle kapandığımı ve “başından çıkartmayacaksın ama” diye beni uyardığını, bunun şeytanın benle uğraştığı için olduğunu, dayanırsam aşacağımı söyledi. Bunu söyleyince hem üzüldüm hem sevindim. “Dayanacağım” dedim ve gerçekten bu düşüncelerim gitti sandım.

Yine ailemin baskısı olmadan İmam Hatip’e gittim, ailem iyi bir yer istiyordu ama puanım düşüktü ve rehber hocam yazabileceğimi söyledi. Gittiğim için pişman değilim aslında, güzel arkadaşlıklar edindim ama dersler ilgimi çekmiyordu, sayısal konusunda iyi bir yer değildi. Bu düşünceler 11. sınıfta tekrar geldi ve hep erteledim. 12. sınıfa geçerken anneme söyledim, annem “geçici hevesler” dedi, “öyle bir şey olmayacak” dedi. Babama söyleme cesaretim yoktu çünkü ben hep iyi kızdım ve böyle bir şey söylersem hayal kırıklığı olacaktım.

Mezuna kaldığım sene ciddi bir şekilde tekrar oturdum annemin karşısına. ”Anne, şimdi çıkarmasam bile ileride çıkaracağım, geçici bir heves değil bu” dedim. “Ben bununla boğuştukça özgüvenim kalmıyor, dinden uzaklaşıyorum, bu son kararım” dedim. O ise “Özgüvenle ne alakası var, Allah’tan uzaklaşmak için bahane mi arıyorsun, saçmalama, ne halin varsa gör, git babana anlat” dedi. 5 dakika sonra “Geçti mi kafandakiler?” diye sordu, geçmemişti ve “Geçmedi” dedim. Nasıl geçebilirdi ki, bana “Öyle bir şey olursa sana karşı kalbim hep kırık olacak” dedi.

Babama anlatacaktım. Babamın karşısına oturdum ve tam anlatmaya başlamışken ağlamaya başladım. “Kızım, sakinleştikten sonra konuşalım” dedi. Yapamadım yine. Çünkü onları seviyordum. Başörtüsü konusu dışında bana hep destek oldular. Zor zamanlarımda hep yanımda oldular. Kızamıyordum da onlara. Gelip sordu sonra ve fikrimin değiştiğini söyledim. Üniversitedeyim şimdi. Hâlâ bu düşüncelerim var. X olayı oldu ve babam okuldan almakla tehdit etti, “Bize böyle şeyler yakışmaz, nasıl gittiysen öyle geri döneceksin” dedi. Özel üniversite olduğu için ona muhtacım. Piercing neyse de başörtüsünü çıkarmak imkansız gibi geldi. Şimdi düşünüyorum, acaba şansımı denesem mi yoksa okulun bitmesini mi beklesem? Beklemek çok yordu artık, üniversitede böyle olmak istemiyordum, daha özgüvenli ve kendimden emin olmak istiyordum. Ama hâlâ çekingen biriyim. Yazım yanlışlarım için özür dilerim. Ailemi seviyorum ve onlara hakaret edilmesini istemem. Her ne olursa olsun onlar da iyiliğimi istiyorlar. Biliyorum ki kendi ayaklarım üzerinde durduğum zaman yaptığımda bir şey demeyecekler. Ama hâlâ denemek istiyorum. Teşekkür ederim.

(Görsel: Hasan Torabi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.