İnsanların tuhaf bakışlarını, kınayan seslerini, fısıltılarını ve tüm soruları kabul ediyorum.

15 yaşında kendi isteğiyle kapanan bir kızım. Ailem “Neden kapanıyorsun, yaşın daha çok küçük, kime özendin” tarzı cümlelerle bende ters etki yaptılar, sağ olsunlar. İnat ettim. Namazlarımı kılıyordum, Kur’an okuyordum. Yani tesettüre gayet uygun yaşıyordum ama birkaç sene sonra fark ettim ki arkadaşlarıma özenmem, ailemin isteksizliği beni tetiklemiş. Bir hevesmiş benim için. Deneyimlemek istemişim sadece tesettürü. Üniversiteye geldiğim sene saçımı boyadım, kendi kendime süslenir oldum. Ama tesettürden çıkmadım. 2 sene de böyle gitti.

Şu an bir başka üniversitedeyim. Burada 5. ayım ve bugün okula ilk kez başörtüm olmadan geldim. Annemle şakasına konuşmuştum, “Ben açılacağım” vesaire diye. “Hayat senin kızım, çocuk yaşta kapandın, bir şey yaşamadın. İstiyorsan yap” dedi, sağ olsun. Ama henüz aileme açıldığımı söyleyemedim.

Bir haftadır tesettürsüzüm ve sanki daha önce hiç kapanmamış gibi hissediyorum. Namazım aksaktı, sevgili muhabbetlerim vardı, giyimimin açıklardan tek farkı baş örtümdü ve ben bunu kendime de dine de hakaret görür oldum ki bence öyle de. Allah beni her halimle sever, beni yaratan ve bana sevgisinden bahşeden O’dur. Hatalarım, iyiliklerim hepsi benim ben olmamı sağlayan şeyler. Onları kabulleniyorum. İnsanların tuhaf bakışlarını, kınayan seslerini, fısıltılarını ve tüm soruları kabul ediyorum. Ben bu halimi çok sevdim. 7 sene tesettürde kalan biri olarak söylüyorum. Evet, günahsa günah. Ama bu benim vermem gereken bir hesap, insanların değil. Hayata bir kere geliyoruz diye saçma sapan her şeyi yapmak zorunda değiliz, ama nasıl mutluysak öyle olmak zorundayız. Kendimizi kapana kıstırmaya gerek yok. “Ben biraz özgürleştim” deyip tepki almalı bir gün…

(Görsel: Kyra Markham)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.