Şu anda öğle namazını kılmadığım için annem evden çıkmama izin vermiyor.

Merhaba. Nasıl başlamam gerek, bilmiyorum. Buradaki yazıları okudukça her birinde en az bir cümlede kendimi buldum. Kendimi çok bunalmış ve kötü hissettiğim bir gecede dayanamadım ve yazmak istedim. Ben 17 yaşında bir kızım. Bu zamana kadar babam sevgisi görmemiş bir kızım. Hayal meyal babamın telefondan başkaları ile konuştuğunu hatırlıyorum. Küçükken bunu anlayamazdım, ama büyüdükçe anlamaya başladım. Annem, babamın her şeyini çekmiş ve onu çoğu kez affetmiş bir kadın. O çok güçlü bir kadın.

Girdiği her ortamda dikkatleri üstüne çekmeyi başaran çok güzel ve alımlı bir kızmışım, çevremdeki herkes öyle söylüyor. Korona zamanının başlarıydı, ben 11 yaşımda kapandım ve bu zamana kadar da açılmayı hiç düşünmedim. Ama karantina zamanında bir erkek arkadaşıma açık fotoğraflarımı atmaya başladım. O beni övdükçe mutlu oluyordum. Açık halimi attıkça beni sevdiğine inandım. Neredeyse 6 ay kadar sürdü bu. Sonrasında benimle konuşmayı kesti, yazmadı hiç. Ben tabii mahvolmuştum.

Annem ile babam o dönem çok büyük bir kavga etti. Ben kendimi tuvalete kilitleyip ağlamaya başlamıştım. Bir anda elim jiletlere gitti ve kendimi jiletlemeye başladım. Kestikçe ve kanlar aktıkça rahatlıyordum. Onlar görmesin diye her yerimi sardım. Bu arkadaşım tekrar yazmaya başladı bana. Nedensizce, beni kullandığı bilmeme rağmen ona anlattım. Kendime zarar vermeye ve bu durumdan zevk almaya başladığımı… Bir süre yanımda oldu, sonrasında yine yok. Arkamdan sürekli herkese “İlgi manyağı bir kız” demiş. Ama okullar açılınca kendime zarar vermeme devam ettiğimi, hatta bunun boyutunun ilerlediğini gördü ve gelip benden özür diledi. Her zaman yanımda olduğunu, ne istersem yapacağını, yeter ki kendime zarar vermemi bırakmamı istediğini söyledi. Ben her zarar vermemde bir tek ona anlattım. Çünkü çevremdeki herkese göre ailesi, dersleri, kendisi, her şeyi ile mükemmel olan biriydim. Kimseye anlatamazdım.

Açılmak istiyorum, ama annem buna çok karşı. “Asla sana şimdiki kadar iyi davranmam, dershaneden alırım, bir yere gitmene izin vermem” ve daha fazlasını söylüyor, bunlar gibi katı kurallar koyuyor. Açık halim kesinlikle Türkiye ortalaması için fazla güzel ve ben fark etmeye başladım ki -babamdan asla alamadığım sevgiyi arıyorum her yerde- sadece sevilmek istiyorum. Daha anlatamadığım yüzlerce şey var ve biri, hiçbir şey anlatmama ihtiyaç duymadan “Her şeyi biliyorum” deyip bana sarılsın ve tüm yaralarımı sarsın istiyorum. Çoğu kez intiharı da denedim. Her seferinde sadece annem için kıyısından döndüm. Kendi kendime toparladım. Kimsenin haberi olmadan. Çevremdekiler beni enerjisi asla bitmeyen kusursuz biri sanıyor. Her gün vücudumun bir yerlerine zarar vermemden ve kafamda tasarlayıp durduğum intihar fikirlerinden habersiz. Bilmiyorum, bir gün “Başardım iyileştim.” diyebilecek miyim, yoksa arkamda bıraktığım bir mektup ile gidecek miyim…

Şu anda öğle namazını kılmadığım için evden çıkmama izin vermiyor annem. İçimden gelmeyerek zorla abdest aldım, namaz kılıyormuş gibi yapacağım. Sırf en doğal hakkım olan dışarıya çıkabilmek için.

(Görsel: Andrea Kowch)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.