Babam polis olduğu için ondan hep çok korktum çünkü bana her şeyi yapabilirdi.

Merhaba. Ben lise son sınıfa gidiyorum, sizlerden biriyim. Burada pek çok yazı okudum. Şu an yanımda pek çok arkadaşım olmasına rağmen kendimi bir tek burada yalnız hissetmediğim için benim gibi yalnız hisseden birileri varsa onların yanında olmak istedim. Neyse. İşin özü, benim ailem ben doğduğumdan beri çok dindar ama bu dindarlık, farklı bir seviyede. Küçüklüğümden beri bana ve tek kardeşim olan ablama kıyafet, saç ya da oturup kalkmamız gibi her konuda karıştılar. Ben daha ortaokuldayken İmam Hatip’e yollandım ve başım kapatıldı. Çocuk olduğum için çok sorgulayamadım. Sonra babam dar pantolonlarımı çöpe attı. Bir keresinde tayt ve tunik ile bakkala gittiğim için taytımı gözümün önünde makasla kesmişti. Makyaj malzemelerimin hepsini kaç kez çöpe attı… Böyle bir ailede “Ben açılmak istiyorum” diyemezdim, içime attım. Babam polis olduğu için ondan hep çok korktum çünkü bana her şeyi yapabilirdi. Neyse.

Gel zaman git zaman, liseye geçtim ve derslerim çok iyi olduğu için Fen lisesini kazandım. Hâlâ kapalıydım ve söyleyecek cesaretim yoktu. Sonra koronavirüs dönemi girdi ve karantinada annemle bir tık yakınlaştım. Annem aniden bana gelip “Sen açılmak mı istiyorsun, doğru söyle” deyince ağlayarak anlattım. Bana kaç kez bağırdı, hastalıklarını üstüme attı, “Baban kalp krizi geçirir” dedi, evden çıkarmadı, “İntihar et de kurtulalım” dedi, her şeyi dedi. İntiharı ben de denedim ama arkadaşlar, intihar asla bir çözüm değil; kendinize kıymayın, ben de iyi ki atlattım. İnsanoğlu elbet zamanla her şeye alışır. Neyse, bu olayların üstüne ben kapalı olmaya devam ettim ama gizli gizli evden açık çıkmaya başladım. En sonunda ablama yakalandım ve bana destek olmadı ama kızmadı da, “Sen bilirsin, babama yakalanmasan yeter” dedi. 11. sınıfta karantina olayı devam etti.

Şu an 12. sınıftayım. Okulum biraz uzakta olduğu için yurtta kalıyorum. Ailem beni yurda kapalı bıraktıktan sonra çok rahatlamıştım. Okula açık gitmeye, buna inanmaya, her istediğimi giymeye başlamıştım ve içimde hiçbir korku yoktu çünkü buna ihtiyacım vardı. Sonra zamanla babam evde yokken ve sadece annem evdeyken eve kapüşonlu ama açık bir şekilde eve gitmeye başladım. Öğretmenlerime olayları anlattım. Annemi çağırıp konuştular, annem beni anlamıştı ama babamın hâlâ haberi yoktu. Annem de bu yüzden zorlanıyordu, arada kalmak istemiyordu. En sonunda babama konusunu tekrar açtı, eski açtığında sözde açmıştı ama babam, “Evlatlıktan reddederim” deyip dinlememişti bile. Neyse. Son açışında hepimiz evdeydik ve yemek sofrasında bana bağırmaya başladı, “Seni yemin ederim ki okuldan alırım, ben seni orospu ol diye okutmadım, bu evden ölsen açık çıkamazsın ki görürsem öldürürüm, sen şimdi intihar etmeye kalkacaksan da ölmezsen sakat bırakırım seni” tarzında pek çok şey dedi.

Kaç aydan sonra ilk kez yarın okula kapalı gideceğim. Tabii ki utanıyorum ama kapalı oluşumdan daha çok babamdan utanıyorum. Yine de pes etmiyorum, okula öyle gitsem bile birkaç ay sonra üniversite kazanıp bağımsızlığımı elde edince söylediği şeylere pişman olacak. Lütfen siz de bırakmayın. Her şeyi gördüm ve yaşadım, belki tamamını anlatamıyorum ama son sandığınız şey hiçbir zaman son değildir. Sağlıcakla kalın.

(Görsel: Ji Xin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.