Kapüşonumu evden uzakta bir yerde indirmek ve gerginlikten anksiyete atağı geçirmek çözüm değildi.

Buradan ailesi altında ezilmiş, anne babasının kuklası haline gelmiş, karakteri elinden alınmış tüm insanlara sesleniyorum. Baskının her türlüsü insanı kötü etkiler ancak din baskısı ve kapanma, tesettüre girme baskısı bence aralarından en ağır ve katlanılmaz olanı. 10 yaşımda bir çarşamba günü ikizim ile ailemin “Kapanırsanız söz, sizi daha çok severiz, ablanız kadar severiz” -Ablam da 9 yaşında kapanmıştı- yalanlarıyla sevilmek uğruna pazarlık yaparak kapandık.

Kapandıktan sonra okula ilk gidişimde anlamıştım hatamı, kandırıldığımı. Din üzerine düşünebilecek kadar büyük ve zeki değilken omuzlarıma dini temsil etmek gibi ağır bir sorumluluk yüklendi.

Kapalı geçen ilk yılım çok tuhaftı. Başörtüsü yasağı yeni kalkmıştı. Ancak sınıf öğretmenim yaşımın henüz çok küçük olduğunu, bunun benim yaşıma uygun bir giyim tarzı olmadığını ısrarla söyleyip başörtümü açmayı teklif ediyordu. Çoğu zaman gönlüm olduğu için kabul eder açardım. Annem farkına varınca “Kendisi koca kadın olmuş, kaç yaşına gelmiş de kapanamamış. Sizi kıskanıyor, açmayın. Annem kızıyor deyin.” derdi.

O yıldan sonra hiçbir şey normal olmadı. Ergenliğe adım attıktan sonra artık kendimden nefret etmeye, arkadaş ortamlarında, sokakta yabancı hissetmeye başladım. Arkadaş edinirken kapalı olduğum ve bunu kendi rızamla yapmadığım için yeni tanıştığım kişilere karakterimi, hobilerimi anlatmak yerine zorla kapandığımı ama açılacağımı anlatır olmuştum.

Liseye geçtiğimde artık depresyona girmiştim. Kendimi tanımıyordum. Ki yıllar önce ailemin verdiği beni daha çok sevme sözü de yalan çıkmıştı. En sonunda dayanamayıp okulumun rehber öğretmenine gittim. Elinden çok bir şey gelmedi tabii, ancak cesaretlenmemi sağlamıştı. Okullar kapandıktan sonra bir süre daha kapalı kaldım.

Tam şu an bu mektubumu okuduğunuz sayfadan bir kız ile tanıştım. Kendisi açılmayı başarmıştı. Onun bana verdiği cesareti kendime ben bile verememiştim. Onun sayesinde önce dışarı kapüşonla çıkmaya başladım. Kapüşonu kapanmak için kullandığımdan babamın haberi yoktu ancak annemin haberi vardı ve memnun değildi.

Zamanla evden uzaktaysam kapüşonu açmaya başladım. Ancak bu iş kapüşon kullanmakla çözülmemişti. Anksiyete hastası biri olarak kapüşonumu evden uzakta bir yerde indirmek ve gerginlikten anksiyete atağı geçirmek çözüm değildi. Daha sonra bu konu annemin canına tak ettiği için konuyu annem babama açtı. Korktuğum başıma gelmiş olsa da tüm aile kavga ettik. En sonunda açıldım. Çok şeyden feragât ettim, başta mental sağlığım olmak üzere. Ancak emin olun, fazlasıyla değiyor.

Kapalı olduğum icin vazgeçtiğim tüm hayallerimi geri kazandım. Arkadaş ortamımda annemin kuklası değil, kendim oldum. Hâlâ rüyamda dışarı kapalı çıkıp açıldığımı hatırlayıp başımı açıyor ve açıldığım ilk günkü mutluluğu yaşıyorum. Giyim tarzım henüz istediğim gibi değil. Hâlâ baskılar devam ediyor. Ancak pes etmezseniz başarmanın bir yolu elbet bulunuyor.

Kaybedecek çok şeyiniz olabilir açılma yolunda. Başta aileniz olmak üzere. Ancak kendinizi kazandığınızda pişmanlık duymuyorsunuz. Burada yazılan bütün mektupları kapalıyken imrenerek okuyordum. “Hiç kimsenin ailesi benimkiler kadar ciddi ve baskıcı değil. Onların işi kadar kolay değil benimki.” diye düşünüp kendimi üzüyordum hep. Ancak buraya tüm serüvenin sığması mümkün değil. Bahane üretmeyin, korkmayın ve asla pişmanlık duymayın. Kendiniz gibi görünmek en büyük hakkınız.

(Görsel: George Ștefănescu)

Comments (3)

  1. sen çok güçlüsün seninle gurur duyuyorum. ben de artık 4 yıllık zorlama sonrası birkaç gün sonra bunu sonlandırmak için kararlıyım.. başaracağım..

  2. tam olarak bunu düşünüyorum her mektupta. benim işim o kadar kolay değil. Benim cesaretlenmem için bana destek olur musun?
    @meryemsevverr@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.