Akşam babam yemek yerken ona “Ben açılmak istiyorum” dedim, yediği yemeği yüzüme fırlattı

Merhaba sırdaşlarım,

3 yıl sonra tekrar buraya yazma ihtiyacı duydum. 3 yıl önce tam bu zamanlar ben de buraya bir yazı yazıp hikayemi sizinle paylaşmıştım. Ne yazık ki hala bu açılma savaşını veriyorum. Artık içim öyle doldu ki sizinle paylaşma gereği duydum dostlarım.

Ben 21 yaşımdayım, 14 yaşımdan beri kapalıyım.

Ortaokulun son sınıfında 1 yıl boyunca ‘Liseye geçince kapan, ne zaman kapanacaksın? Neden öyle dar paça pantolon giyiyorsun? Başını kapat! Ablan gibi liseye başlayınca kapanacaksın! Sınav bitsin seni tesettüre sokacağım!’ Diye babam hep beni ne zaman görse gün içinde belki 60 kez psikolojik baskı yapardı. Ben de iyi bir puan yaptım liseye geçiş sınavında arkadaşımla iyi bir liseye gidebilecekken beni zorla ablamın okuduğu imam hatip lisesine gönderdiler. Puanı yüksek bir okul olsaydı belki gitmekte sıkıntı etmezdim. Ama seçim şansım yoktu listeyi aldılar ve ben karşı çıkıp söylesem bile
dilini sıkıp eşyalara vurup küfrederek beni bastırdı babam. O yüzden gidemedim istediğim okula ve daha çok içime kapanıp özgüvenimi kaybettim.

Bu süreçte kendimi salmıştım sanki bir yavru kedi gibi ailem ya az da olsa keşke çocuğu olduğum için sevse beni derken bu baskılara dayanamayıp belki beni severler diye kapandım. Bana kıyafetler aldılar inanın hiç içimde yoktu aslında. Kapandığımın 2. günü ben tişört pantolon normal bir şekilde saçım açık bir şekilde dışarı gitmeyi denedim. Annem önümü kesti ‘Sen kapalısın dışarı böyle çıkamazsın, artık izin vermem!’ Dedi. Ben de denediğimi ve hazır olmadığımı hiç istemediğimi söyledim çünkü geç olursa bir daha hiç açılamazdım diye düşündüm. O da kapıyı kilitledi. Bana izin vermedi. Arkadaşlar inanın bana çift kişilikli gibi yaşamak o kadar zor geliyor ki şuan bunları yazarken bile ağlıyorum. Bu arada lise dönemimde çok okudum çok araştırdım ve tesettürü sevmeye çalıştım hep denedim arkadaşlar ben 7 yıllık kapalıyım, 1 gün bile alışamadım ve sevemedim.

Benim babam sinir hastası her şeye çabuk parlar ve küçük şeyler için bile çok kızar. Sözde dindar ama daha Kuran okumasını bilmiyor öğrenmeye de hiç çabalamadı. Sureleri yanlış okuyor sonra da Allah beni biliyor diyor. Beni evcil hayvan istedim diye dövmüştü. Ufak sebepler için bağırıp psikolojik baskı yapmak onun hobisidir. Narsist ebeveyn tanımının canlı örneğidir. Eskiden kötü de davransa babamdır kırar ama sever diyordum bazen uzak olmak gerekir. Bazen yolları ayırmak gerekir hatta bazı zamanlar çok ağır bir söz biliyorum ama ya o ölsün ya ben öleyim dediğim olmuştur. Annem bu din konusunda çok katı onun dışında yumuşak kalpli bir insandır ama bana hiç bir konuda destek olmadı hep ondan umutla hayallerimden bahsederdim sonra öyle şeyler derdi ki bu kadar cahil olduğuna şaşırıp gece yatağımda ağlayarak uyurdum. Ablam babam gibi çok katı, çok sinirli, bir abla nasılsa onun tam tersiydi, bazen o da şiddet uygular her zaman ise psikolojik baskı yapardı. O da beni yalnız bıraktı bu hayatta. Liseyi iyi dereceyle bitirdim çok çalıştım. Okulumdan hep nefret ettim o ayrı bir konu ama geçti işte. 1 sene mezuna kaldım çok ciddi psikolojik buhranlar yaşadım babamın bu siniri ve evdeki bu ortamlar yüzünden. Onlara sorsan çok çalıştığım için olduğunu sanarlar. Oysa annem üzüntüden beyin ameliyatı geçirmiş, ablam kronik hasta olmuş, kardeşim ise daha 9 yaşında antidepresan kullanmaya başlamıştı. Bunların en önemli sebebi babamdı ve kendisi 1 kere bile psikolojik tedavi olmamıştı oysa hepimizi hasta etmişti. Bu yüzden onu asla affedemem. Çok ciddi bir tedavi oldum bu süreçte doktorumun bende denediği ilaç sürekli yürümeme sebep oluyor hiç oturamıyor uyuyamıyor yatamıyor bunun yanında
algılayamıyor konuşurken kelime kelime konuşuyor ve denge kaybı yaşıyordum. Evet bunların hepsi bir ilaç yüzünden. Bu süreçte bile açılmayı hayal ediyordum. Size açılmak istediğimi söyleme girişimlerimi anlatayım şimdi:

İlk açılmak istediğimi (10.sınıftayken) tam olarak ben söylemedim aslında sürekli başımı yaparken aynaya bakarken ağlıyordum sinirlenip yere atıyordum başımdakini annemde bunu görüyordu ve sürekli bana laf sokuyordu. Bir gün anneme babama söylesem mi dedim annem uzun uzun konuştu. Benim de bu nedenle akşam yemeğinde suratım düşüktü. Babam ne olduğunu sordu bende yok bir şey desem de annem onun derdi açılmak dedi. Babam açılmanın şerefsizlik olduğunu dedi ve bunun yanında ihtiyacım olmayacak bir sürü nasihat verdi. Bu konu orada kapandı. Lisenin son senesinde kış ayında artık dayanamıyordum geceleri düşünüyor hayal ediyor gündüzleri okula gitmeden başımı yapacakken aynaya baktığımda birden ağlıyordum. Bu ben değilim diyordum. Sonunda bir akşam babam yemek yerken ona sadece 3 kelimeyle ”Ben açılmak istiyorum” dedim. Bana baktı sonra yediği yemeği yüzüme fırlattı bana vurmaya ve ağıza alınmayacak hakaretler söylemeye başladı.

İnsanlar ne der akrabaların ne der itibarını zedeleyeceksin, şerefsiz olacaksın, namussuz olacaksın ve daha da kötülerini dedi. Beni o soğuk kış gününde evden kovdu ve sen benim kızım değilsin dedi al valizini git dedi. Ben soğukta 17 yaşında daha reşit olmamışken ve tüm akrabalarım aynı zihniyette insanlarken gidecek hiç bir yerim yoktu.

En son ben bu kızı okutmam dedi. En korktuğum şey de buydu. Yalvardım ‘Baba n’olur dememişim gibi davran baba n’olur!’ Ağlaya ağlaya kanaya kanaya yalvardım. Okumak için yalvardım arkadaşlar. Biliyordum ki beni evde tutup zamanı geldiğinde istemediğim zihniyette biriyle yine psikolojik baskıyla evlendirecekler. Sonunda kabul etti. Her şey okumak içindi.
Şuanda da başımı açmıyorsam tek sebebi bu. Biz bu arada zenginiz ve iyi bir yerde yaşıyoruz. Buna rağmen hep kısıtlandık.

Her yeni insanla tanıştığımda olmadığım birini gösteriyor gibi hissediyordum. 2 kişi yaşıyordu bu bedende sanki .Farklı düşünüp fikirlerimi bile saklıyordum ailemden biliyordum ki beni hedef alacaklar. Onlardan farklı olduğumu bildikleri için sürekli kötü muamele gören dışlanan çocuk bendim.
Bu son girişimi reşit olmadan yapmamın sebebi üniversiteye gidince okulda açık evde kapalı yaşamamak. Neysem o olmak. Bu kız üniversite zamanı açıldı onun aklını çeldiler okumaya mı diyor başka şeye mi demesinler diye.

Bundan bir kaç gün sonra geldi yanıma babam ve bana 2 tane kek verdi özür dilerim ama ‘Haklıydım.’ dedi. Bunu yazarken bile dayanamıyorum inanın bana. Bir günde tırnağım fazla uzamış diye annem bana söyledi baban döver seni dedi babam gördü ve çok kızdı aşağıladı beni başımda bekleyerek dibine kadar tırnağımı kesmemi istedi ve kan aktı o derece. Şu kocaman insanların derdine bakar mısınız derdi benim tırnağım olmuş.

Son bir sene içinde yine çalıştım ve yurtdışı planlaması yaptım hem sınavı iyi puanlama yaptım hem de parayı buldum.

Ama tek sorun biliyor musunuz bilmiyorum vize işlemleri yapılırken ailenin sponsor olması gerekiyor ve evrak verip kendi hesabını danışmanlara göstermesi gerekiyor para vermese bile. Bu zorunlu ve arkadaşın ya da başka biri yapamaz sadece ailenin bunu yapması lazım.

Bu konuyu hala düşünüyorum. Bu süreçte üniversite seçimimde belki şehir dışı yazarsam daha rahat ederim diye savaş verdim. Ve düşündüğünüz gibi arkadaşlar bana hakaret ederek ablamın da babamı doldurmasıyla ve bana destek vermemesiyle olduğum şehirde üniversiteye kayıt oldum. Şükür ki okuduğum bölüm için ciddi savaş verdim ve benim istediğim bölümü yazmak nasip oldu. Yoksa okumak istediğim bölümü de değiştireceklerdi.
Şimdi üniversitenin başlamasına 1 ay var ve ben yine bunaldım bu açılma konusu yüzünden. Bir arkadaşım açıldı ve bana çok destek oluyor ki onun açılmasıyla benim alakam yok sonradan duydum. Eğer okula açık gidersem büyük ihtimalle beni okuldan alır ve vize başvurusu yapamam sponsor da olmaz.

Okula açık gidip evde de kapalı olmak çok büyük stres. Bu sponsorluk olayı için aile şartı gerekmeseydi arkadaşım yardım ederdi ama öyle bir şansım yok. Kesinlikle yurtdışına gitmek istiyorum ve çok iyi derece İngilizcem var.

Ne yapacağımı bilmiyorum artık çok yoruldum arkadaşlar aynaya bakıp ağlıyorum yine de çok dayandım artık istemediğim bir şeyi yapmama özgürlüğüne kavuşmak istiyorum. Gençliğimizi heba ettik onlar yüzünden yaşayamadık seçemedik. Bizim ne yaşayacağımıza karar verdiler. Ben tüm riskleri almaya hazırım. Var gücümle de mücadele edeceğim. Siz çok değerlisiniz hayatı bir kez yaşıyorsunuz kimseye düşüncenizi söylemekten çekinmeyeceğiniz bir ortamınız olmalı. Kendi profilinizi kendiniz oluşturmalısınız. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Bir gün buraya başarı hikayemi yazmak dileğiyle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir