Ben kendi hayatımı değil onların hayatını yaşıyorum ve bu çözülecek gibi değil

Merhaba,
Burayı 3 saat önce keşfettim ve tam 3 saattir bu sitede kendimi okudum adeta. Benimle aynı duyguları, aynı hisleri yaşayanları okurken çok duygulandım ve yazmak istedim. Hepimiz o kadar aynıyız ki…
Ben de 12 yaşımda ailemin baskısı ve isteği üzerine kapandım. Benim anne tarafım kapalıdır, herkes tesettürlüdür. Belli bir yaşa gelince de herkesten bu beklenir. (Belli yaş dediğim de onların seçimine kalmış.) İlk kapandığım anı hatırlıyorum. Abim, sana kıyafet alalım diyerek çıkarmıştı evden. Tabii ben kendi isteklerimin göz ardı edilmesiyle karşı karşıya kalana dek mutluydum. Ben mağazada hep beğendiğim kıyafetlere bakarken beni zorla çekip “Sana eşarp, pardösü alacağız. Onlara bakma.” deyişi… O an hissettiğim çaresizliği size anlatamam çünkü benim hakkımda çoktan karar verilmiş ve ben biliyorum ki hiçbir şey yapamam. Sesimi çıkarmadım ya da çıkaramadım.

Annemin hiçbir zaman ağzından atmadığı iki kelime vardır “El alem ve bize uyum sağla.” Benim bunu yapmam gerekiyordu zaten, çünkü kapanmak bende Allah rızası için olan bir şey değil de, ailemin ve el alemin rızasını kazanmam için yaptığım bir şeydi. Ailem, akrabalarım beni kabullensin diye yaptığım bir şeydi. Onlar her ne kadar “Bu sizin iyiliğiniz için.” dese de bu bana çok samimiyetsiz gelirdi ve hala çok samimiyetsiz geliyor. Çünkü dertleri hiçbir zaman kişiliğimiz olmadı. Ben tonlarca yalan da söylesem kapalıysam kapalıyım’dı mesele. Kur’an okuyorum sonuçta. Önemli olan sadece buydu onlar için. O kadar değersizdik ki kız kardeşim ve ben, erkekler daima el üstünde tutulur, kız dünyaya-ailesine ve abilerine hizmet etmeye gelmiş köledir. Öğrendiğimiz buydu, bu yüzden dışarda gördüğüm değersizliği hep hak ettiğimi düşündüm.

Kendi hislerimin ve isteklerimin zerre değeri olmadı hiçbir zaman benim gözümde de. Hep çok korktum ailemden, hiçbir zaman ne istediğimi bilmediler. Muhtemelen de bilmeyecekler artık. Burada okuduğum bazı yazılarda ailesi ile konuşup anlaşan insanlar vardı. Ben acaba bile demedim, çünkü bu mümkün değil. Onlara bu konuyu açmam demek, benim evlatlıktan reddedilmem demek çünkü. Bir ara anneme şakayla karışık söylediğimde bile bana “Bizim mecramıza giremezsin, hele bir dene bak neler oluyor.” demişti. “Hele bir dene…” O kadar çok şeyin sebebi oldu ki bu cümle. Halbuki sadece şaka öyle değil mi? 🙂 Sadece ŞAKA… Bana kapanmak konusunda değil ki tek, her konuda hayatımın en büyük travmasını yaşattılar. Ben hayatım boyunca başkalarını memnun etmesi gereken biriymişim gibi yaşayıp durdum.
İmam-hatip okudum onlar istedi diye. İlahiyat okuyorum onlar istedi diye ve buna zorla katlanıyorum onlar istiyor diye. Ben kendi hayatımı değil onların hayatını yaşıyorum ve bu çözülecek gibi değil. Düşünsenize hayatınız o kadar çok aileniz tarafından yönetilmiş ki yedi kat yabancının sizin hayatınızdaki fikri sizin için önemli hale gelmiş. Çoğu zaman intihar fikri geçti aklımdan, senaryolar kurdum bir sürü, ama çok korkak olduğum için hiçbir zaman kalkışmadım.

Biliyorsunuz ki artık çok korkak biriyim ben. Kendi hayatını bile yönetmekten korkan biri. İlahiyat okumaya geldiğimde o kadar sevmedim ve yapamadım ki söylemek istedim aileme, ama abimin tek bir kelimesi kalktığım gibi yerime oturttu beni “Eve gelirsen geri gidemezsin.” Hazırlıkta kaldım, haberleri olmadı. Burs alıyordum krediye döndü. Bilmiyorlar. Onlara kalsa ben dünyanın en kötü insanıyım. Biz ne yaptık diye sormazlar bile kendilerine. İçimde fırtınalar koptu, iki yıl boyunca. Siz ait olmadığınız yerde bulunma zorunluluğunun ağırlığını bilirsiniz belki. Ölüm gibi, ama onlar hep iyiliğimi düşündü tabi. Çünkü İslam sadece ibadet istedi. Onlardan başka bir şey değil. Kız kardeşime de yapılan benimle birebir aynı. O da geçti aynı yollardan ben engel olamadım, diyorum ya korkağım. Ben de isterdim buraya zaferimden tekrar kazandığım yaşam sevincimden bahsetmek, ama maalesef arkadaşlar bazen hüzünlü şeylerin sonucu mutlu bitmeyebiliyor ve o gökteki üç elmadan sizin nasibinize bir tane bile düşmüyor. Ama benimki kadar katı ve sığ kafalı aileniz yoksa kesinlikle direnmenizi tavsiye ederim böyle yaşanmıyor buna da yaşamak denmiyor zaten.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir