Tek güvencem Müslüman olduğumu zannetmeleri.

Bu siteye yazdığım 2. mektup olacak bu. İlk mektubumda duygularımı tamamen geri plana atmış ve yalnızca yaşadığım olayları anlatmıştım. Hatta bu yüzden yaşadıklarımın ‘kurgu’ olduğunu söyleyen pek çok kişi olmuştu. Öncelikle, sizin hayatınız iyi diye insanların da sizin gibi el bebek gül bebek büyütüldüğünü sanmayın. Bu dünyada sevilmeyen kaç milyon çocuk var, haberiniz var mı? Sevgi diye bir şeyi bilmediği için, eksikliğini bile hissetmekten aciz kaç çocuk büyüyor? Kısacası insanlar hayatlarındaki acıları anlatırken empatiden yoksun bir şekilde çene yapacaksanız, benim mektubumu okumayı burada bırakın. Çünkü empati yoksunu insanların anlayabileceği kadar düşük seviyede yazamıyorum.

Asıl konuya gelelim Bu sefer ailesinden değil, çevresinden çekinen dostlarımı cesaretlendirmek için geldim. Ben de kapalıydım. Çevrem umurumda değildi. Tek sorun ailemdi. Açıldım. Ailemden hiç destek görmedim. Birçok tacize uğradım; “Ailene söyleriz dinsizin teki olduğunu; bizi değil, seni suçlarlar ‘Orospu’ diye” dediler. Haklılardı, ailem beni suçlardı. Arkamda olmak isteyen birçok psikiyatristim ve öğretmenim oldu, hepsi de yardım etmek istediler. Ama ailemin haberi olmadan halledemeyeceklerinden elleri kolları bağlı halde sadece izleyebildiler.

Şimdi kurtuldum ve bambaşka bir yerde dinsizliğimden habersiz insanlarla yaşıyorum. Tek güvencem Müslüman olduğumu zannetmeleri ve ailemin bana her daim destek olduğunu sanmaları.

Diyeceğim o ki tüm bunların yanında ben bir kere bile “El alem ne der” diye yarıda tıkanmadım. Ailem evden atar, döver, öldürür diyerek tıkandım hep yarı yolda. Eğer aileniz bir şey demiyorsa ve istiyorsanız, lütfen memnun olduğunuz şekilde yaşayın dostlar. El alem konuşsun dursun, boş verin. 1 yıl konuşurlar, 2 yıl konuşurlar; sonra susarlar. Siz ise o kararla bir ömür yaşarsınız. Bu yüzden elinizde size destek olan bir aile fırsatı varken lütfen “el alem” denen cahil kesimden ve akrabalarınızdan korkmayın. Gönlünüzce yaşayın.

Ailesiyle konuşacak dostlarıma benden son bir tavsiye daha. Ne olur ne olmaz dostlar; evdeki bıçakları, oklavaları, vücudunuzda kalıcı izler bırakabilecek her şeyi saklayın. Sonra pişman oluyorsunuz. Sağlıcakla kalın ve hep mutlu olun…

Pes etmemek için bir müzik önerisi: Linkin Park – The Messenger. Tam pes edeceğiniz sırada Chester’ın sesiyle ruhunuz huzur buluyor “Hayat seni kör bıraktığında sevgi daima yol gösterir.” Huzur içinde uyu Chester…

(Görsel: Watts George Frederic)

Comment (1)

  1. Çok güzel ve güçlü bir insansın ve şunu da bil ki yalnız yürümeyeceksin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.