Ben sadece ailesini memnun etmek ve takdir edilmek isteyen bir çocuktum.

Belki ben de onlara yalnız olmadıklarını gösterebilirim diye kendi hayatımı anlatmak istiyorum. Tüm kadınların birazcık cesaretlendirilmeye ihtiyacı var diye düşünüyorum.

Benim başörtü maceram 12 yaşında başladı. Zorla bir kapanma değildi bu; ben sadece ailesini memnun etmek ve takdir edilmek isteyen bir çocuktum. Başörtülü olduğum süre boyunca kendimi hiçbir zaman sevmedim, kendime psikolojik şiddet uyguladım ve ailemin bundan hiçbir zaman haberi olmadı. Onlar için sessiz ve sakin bir kızdım, hepsi bu. İki yıl sonra içten içe böyle rahat edemediğimi hissetmeye başladım. Ama açılamazdım da, çünkü ailem tarafından bana bir canavarmış gibi öğretilmiş bir cümle vardı “El alem ne der?”. Haliyle korkuları çok olan her insan gibi ben de bu düşüncemden kurtulmak durumunda kaldım.

Liseye geçtiğimde her şey çok daha fazla değişti. Kötü olan her şeyle karşılaşmıştım ve içime kapandım. Okulda beni takdir eden veya beni seven kimseyi hissetmediğim için dinden güç almaya başladım. Ferace giydim, kimseyle konuşmadım. Ailem de bu durumdan baya memnundu. El alem dedikleri canavar da beni takdir edince baya memnun kaldılar. 17 yaşına geldiğimde; aslında hiç kimsenin memnun kalmadığını, herkes için her şey olmaya çalıştığımda hiç kimse için hiçbir anlam ifade etmediğimi gördüm. Korkularımla yüzleşme zamanım gelmişti artık.

Annemle bunu paylaştığımda büyük tepkilere maruz kaldım. O güne dair hatırladığım tek şey; banyoda saçlarımı kesip ağlamak ve sabahında başörtülü bir şekilde okula gitmek. Bu pandemi günleri en çok bana yaradı diyebilirim aslında çünkü bolca cesaret topladım ve korkularımla yüzleşmeye karar verdim. Kendime bir söz verdim en başında, ne olursa olsun başımı kapatmayacaktım ve korksam bile her fırsatta dışarıya başım açık bir şekilde çıkacaktım. Annem bana hakkını helal etmediğini söylüyor fakat benim dine olan görüşüm de değiştiği için hala bu cesaretimi sürdürmeye devam ediyorum.

Tam anlamıyla açıldım diyemem çünkü daha fazla ne kadar bu korkusuz ruha sahip olabilirim, bilmiyorum. 18 yaşına giriyorum. Bir birey olma yolunda ilk adımlar diyebiliriz buna. Amacım asi olup ‘Ben özgürüm’ demek değil; tek amacım benim de bir yaşama hakkına sahip olduğumu göstermek.

Bu platform iyi ki var…

(Görsel: Nathan Oliveira)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.