Babam bir anda masaya bir yumruk attı ve beni öldürmekle tehdit etti.

Merhaba. Öncelikle ben erkeğim, dolayısıyla benim kapanma hikayem yok. Benim hikayem daha çok Tanrı’nın beni gökkuşağı ile lanetlemiş olması. Eşcinsel olduğumu yaklaşık olarak 12-13 yaşlarında iken fark ettim. Neyse ki kendimi kabullenme konusunda herhangi bir sorun yaşamadım. Hala da yaşamıyorum.

O güne kadar… Daha öncesinde kendi sınıfımdan (8. sınıf) biseksüel olan bir arkadaşım olmuştu. Onunla çok iyi anlaşır ve sırlarımızı verirdik. Sonra, onu bir gün öptüm. Aynı gece annesi boynundaki öpücük izini gördü ve benim yaptığını anladı. Zaten arada bir feminen davranırdım, anlaması zor olmasa gerek… O günden itibaren ondan 3 senedir haber alamıyorum. Bu süreçte bana taciz iftirası attı annesi. Neyse ki bu durumdan hiç kimse haberdar değildi. Her ne kadar bir zaman sonra kuzenleri ile bu konuda kavga etmiş olsak da…

Aslında onu ilk öpen ben değildim. Ama çocukluk gazına gelip böyle bir aptallık yaptık. Sonuç olarak ise, yanan ben oldum. Bu durumlardan hala ailemin haberi yok. Olmasını da istemiyorum.

Aile konusuna gelecek olursak da; neden yaptım bilmiyorum fakat bundan 1 sene önce, 5 Haziran’da anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Annem üzüldü, ağladı ve sonra beni babama söyledi. Kıyamet koptu resmen. Babamın bana demediği laf kalmadı. Hepsini buraya yazsam, ağlamaktan kendimi alamam ve bu mektubumu tamamlayamam. Ama hatırladığım en belirgin şey; “Koynumuzda yılan beslemişiz” lafı oldu. O günden sonra hafif bir depresyon bile geçirmiş olabilirim. Ayna da kendimi görmek istemiyordum, kimseyle konuşmak istemiyordum. Babam benimle 1 ay konuşmadı, annem ise bu sırada beni babamla konuşmamakla suçladı. Ama yemin ederim ki; babamdı, benimle konuşmayı kesen…

Sonra bir sabah kahvaltısında babamla kaldık. Babam bir anda masaya bir yumruk attı ve beni öldürmekle tehdit etti. O zamanlar yüzme kursuna giderdim, kurs paramı vermemekle tehdit etti beni. Korkmadım ama. 1 ay öncesinde dedikleri yeterliydi zaten üzülmem için. O yumruktan sonra aramız düzeldi. Sonrasında kısa saçlı olan arkadaşımla görülmemi ve ilk başlarda anlattığım kişiyle konuşmamı yakaladı. Ama benim eşcinsel olmamla ilgili tek laf etmedi, korkuyordu çünkü. Neden bilmiyorum. Ailem dindar da değildir aslında. Beni hiç Kuran kursuna göndermediler, dini öğretmediler. Zaten bundan birkaç sene önce de araştırmalarım sonucu ateizmi seçmiştim. O günden beri bu konu açılmaz. Aslında LGBT ve ailemle olan kavgalarımdan, anlatacak daha çok şeyim var. Ama onları bir başka zamana saklıyorum.

Abim, ablam, annem ve babam; herkesle kavga ettim. Ağladım. Hala daha bazı geceler kan ter içinde uyanıp, ağlama krizleri yaşıyorum. Kendimi bir pislik gibi hissettirdiler bana. Kendimden nefret ettim. Yapmamalıydım.

5 ay kadar öncesinde en yakın arkadaşlarımdan birisi benden hoşlandığını söyledi, ben de ondan hoşlanıyordum zaten. Kabul ettim. Etmez olaydım… Giydiğimle, müzik zevkimle, geçmişimle ve düşüncelerimle dalga geçer ve beni aşağılardı. Sonra da zaten ayrılmak istediğini belirtti. Ondan sonra biraz daha mutluydum. Ama yine de yalnız hissediyorum.

Beni bu konularda destekleyen ve hatta eşcinsel olduğumu ilk söylediğim 15 senelik dostum; bana daha ilk gün sarılıp, “Sen benim dostumsun, kimden hoşlandığının en ufak bir önemi yok, kendin ol yeter” dedi. Hala daha hatırladıkça mutlu olurum. Her neyse fazla uzattım.

Bu mektubumu okuyan LGBT bireylerine seslenmek istiyorum. Hiçbirimiz yanlış ya da yalnız değiliz. Sadece biraz fazla renkliyiz o kadar. Hani ufakken gökkuşağının altından geçme; eğer geçersen kızsan erkek, erkeksen kız olursun deyip korkuturlardı ya bizi; işte biz, o gökkuşağının altından geçen çocuklarız.

(Görsel: George Condo)

Comment (1)

  1. Umarım hayal ettiğin gibi bir hayat, sevildiğin ve kendin olduğun bir hayat yaşarsın. Hem sen hem ben hem hepimiz huzurlu bir hayatı hak ediyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir