Bir daha dönemeyeceğim yaşlarımı, kimse için feda etmek zorunda değildim.

Olmak, tamamlanmak, başarmak…

Nasıl güzel bir duygusun sen! Tarif et, deseler; yaşamalısın, derim mutlaka! Tüm hücrelerimde duyumsuyorum özgürlüğümü ve gücümü. Cesaretse sonuna kadar!

Bu sayfaya ikinci mektubum bu benim. Ve buraya asla başarmadan dönmek istemiyordum tekrar. “Sonsuz olan tek şey özgürlüğüm olsun” yazımı yazdığım dönemde, oldukça zor zamanlar geçiriyordum. Artık tükenmek; benim için süregelen bir durumdu ve biliyordum ki, bir gün benden hiçbir şey kalmayacaktı. Kendime koyduğum ev hapsi kararını; artık kapalı olarak çıkmak istemediğim için almıştım, dayanılmaz bir hal almaya başlamıştı. Ruhsal ve bedensel sağlığım iyiye gitmiyordu. Ailemle konuşma planları yapıyordum -ki daha önce kötü bir tecrübe yaşamıştım gereğinden fazla tepkiler alarak, her an bunu düşünüyordum.

Bir daha dönemeyeceğim yaşlarımı, kimse için feda etmek zorunda değildim. Artık o gün gelmişti, konuyu açtım ve evden açık çıkmak üzere eyleme geçtim. Engel olacaklarını, belki de şiddet göreceğimi, okuluma son verileceğini ve türlü türlü ihtimalleri göze alarak yapıyordum bunu. İkinci ve son kezdi belki, bu defa fazlasıyla kararlıydım. Cesaretim dikkatlerini çekmişti. O günden sonra ailemdeki herkesle tek tek konuşma sürecine girdim. Onlara, içinde bulunduğum durumu en iyi şekilde ve oldukça sakin anlatıyor; bana verdikleri zararı gözler önüne seriyordum. Belki de açılmama en çok bu konuşmalar yardımcı oldu. Fazlasıyla sabır gerektiren bir süreçti benim için. Başardığıma kendim bile inanamıyordum.

O ilk an, dışarı açık çıktığım ilk gün, rüya gibiydi. Ve çok tuhaftır ki; sanki hiç kapanmamıştım, kendimi yeniden bulmuştum adeta. Rüzgara kollarımı açıyor, güneşe yüzümü dönüyordum. Neler hissettiğimi daha fazla anlatmama gerek yok çünkü ben inanıyorum ki bu sayfayı takip eden, kendini yalnız hissetmeyen her kadın; başaracak bunu bir gün. Ve o gün yeniden bir kadın daha doğacak, tüm zorluklardan ve zorbalıklardan sıyrılarak! Sabırlı olun, olabildiğince anlatın onlara kendinizi, gerekirse her gün ve her an karşılarına bu konuyla çıkın. Ve en önemlisi inanın! Kendinizi, saçlarınızı hayal edin açık olarak. Tüm şanslar sizinle olsun! Güçlü kalın!

(Görsel: Rebecca Green)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.