Makyaj yaptırmadı, arkadaşlarımla görüştürtmedi. “Üniversiteye yollamayacağım seni, evleneceksin.” dedi.

Merhaba, ben de muhafazakar ve baskıcı bir ailenin kızıyım. Belirli bir yaştan sonra şort giyemedim, askılı giyemedim ve etek giyemedim. Ama asıl olay 10. sınıfta edindiğim sevgili ile başladı.

Bir gün, annemin sevmediği ve görüştürmediği kız arkadaşlarımla antreman çıkışı bir şeyler yedik. Eve geldiğimde geç kaldığımı ve serviste olmadığımı öğrendi ve sordu. Anlattım, sonrasında beni dövmeye başladı; dirsekler, tekmeler, tokatlar… Telefonumu aldı elimden ve kurcalayınca bir sevgilim olduğunu öğrendi. Sevgilim olduğunu bilen tüm kız arkadaşlarımla iletişimimi kesti, onlara mesaj attı benle konuşmamaları için. Tırnaklarını geçirdi, çizdi, parçaladı, kanattı. Elindeki yüzüğüyle hiç acımadan yumruk attı. Gözlerim mosmor, kollarım ve boynum kandan kıpkırmızı olmuş bir şekilde gezdim. Günlerce dövmeye devam etti. Nefret ettim annemden. Kin tuttum, konuşmadım kendisiyle ve özür diledi, ağladı, ben de barıştım.

Normal ergen bir lise öğrencisi gibi Instagram açtım. Orada, annemin kendi kararıyla hayatımdan sildiği 10 yıllık arkadaşımla konuşuyordum. Yeniden dövdü, yeniden kanattı ve yeniden morarttı. Yeniden özür diledi ve yeniden ağladı ve ben yeniden barıştım. Bir kız çocuğu gibi elbiseler giyemedim, saçımı zorla toplattırırdı, uzun bir süre makyaj yaptırmadı, arkadaşlarımla görüştürtmedi. “Üniversiteye yollamayacağım seni” dedi “evleneceksin.”

2 yıl geçti üzerinden bu olayların. Hala giyim, bazı arkadaşlıklar ve dışarı çıkma özgürlüğü konusunda aşama kaydedememiş olsam da artık üniversiteye gideceğimi net bir şekilde ortaya koyuyorum. Makyaj yapıyorum, saçımı açıyorum ve kapanmayacağımı belirtiyorum. Tabii bunlar ekonomik özgürlüğümü kazanınca ve başka bir şehre taşınınca değişecek.

Halen dine inanan bir insanım; namaz kılmaya gayret ediyorum, oruç tutuyorum ve Kuran okumak istiyorum. Bu benim hayatım, benim seçimlerim. Gitmeyi istediğim üniversiteye bile karışıyorlardı. Şu an elimden geldiğince tatsızlık çıkmasın diye bir şey söylemiyorum, karşı çıkmıyorum ama hala her aklıma o dövdüğü zamanlar geldiğinde, ağlarım. Gerçekten çok iğrenç bir duygu, sözde seni en çok sevmesi gereken kişiden şiddet görmek ve bu şiddetin izlerinin kalması… Kendi özgürlüğümü kazanınca benim gibi olan diğer insanların da özgürlüğünü kazanmaları için elimden geleni yapacağım.

(Görsel: Prudence Flint)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.