Eğer bir gün bunun, yapılması zorunlu bir görev olmadığını öğrenirsem bir an bile durmam.

Merhaba. Bu siteyi keşfettiğimde her yazıyı mutlulukla okuyordum. Başka bir yerde bu sitenin, insanları kötüye teşvik ettiği söyleniyordu. Ben de yazmak istedim ve eğer yazım yayınlanırsa her şey net bir cevap bulacak.

Öncelikle ben Azra. 3 ay sonra 18 olacak bir sınav üyesiyim. İçinde olduğum durum, maalesef derslerimdeki performansımı da etkiledi. Her neyse. Annem ve babam için muhafazakâr insanlar diyebiliriz. Benden 1 yaş büyük bir ablam var. Babam her yaz köye giderken “Artık açık gitmesinler” derdi. Tabii biz istemezdik. Ama babamın isteği 7 ve 8. sınıfın yazlarında gerçekleşmişti. Her ne kadar istemesek de örtünerek gidiyorduk. Aslında bu tamamen babamın çevrenin tepkisinden çekindiğini gösteriyordu.

Liseye geçtiğimde hiç ummadığım bir şey yaptım ve örtündüm. Ablam da tabii. Lise son sınıfa kadar çoğu şey güzeldi. Şu an sınava hazırlanıyorum. Tabii evden hazırlanıyorum. Okul var ama ben gitmek istemiyorum. Çünkü kafamın üstünde beni sınırlayan bir şey var. Kütüphanede ders çalışmak istiyorum. Ama bundan da aynı sebepten ötürü vazgeçiyorum. Ben böyle yaşamayı istemediğimi fark edeli yaklaşık 1 ay oldu.

İlk önce ablamla konuştum; açılacağım diye değil, neden örtündüğümüz hakkında. Ablam da hacılardan hocalardan duyduğumuz şeylerle geldi bana. Tabii ki tatmin olmadım. Annem, ablam ve ben hiç niyetimiz yokken bir gün saç ve örtünmek konusuna geliverdik. Anneme çok da ciddi olmayarak “Ben örtünmesem ne olur ki, hem böyle daha kendim gibi hissediyorum” dedim. Annem güzelce dinledi ve “Olabilir, onu ben bilemem. Ama bunlar şeytanın birer vesvesesi, iyi düşün” dedi. İçim rahattı ama bir yandan da huzursuzdum. Babam tabii ki açılmamı istemez. Öyle büyük tepkiler vermez, baskı uygulamaz ama gönülden istemez.

Ben bu çıkmazın içine düşerken beynimde iki etken vardı: çevre ve din. Çevreyi kafamda hallettim. Ama din konusu hâlâ kafamı kurcalıyor. Burada birkaç bilgili -umarım öyledir- kişinin yorumlarına rastladım. Dini yönünü bir gelenek olarak gördüklerini yazmışlar. Kitapta geçmediğini, bir emir olmadığını söylemişler. Anlayamıyorum. Beynim algılayamıyor. Nasıl olur da yıllardır net bir emir olarak öğrendiğim mevzu yalan olur! Kim doğru söylüyor? Lütfen artık şuna bir açıklık getirilsin.

Eğer bir gün bunun, yapılması zorunlu bir görev olmadığını öğrenirsem bir an bile durmam. Örtüden vazgeçip şapkaya geçtiğim şu zamanlardaki gibi yapmam asla, o şapkayı da atarım. Ve eğer bu bana olmadığı hâlde günah kavramlarıyla dayatıldıysa beni bu hâle getirenler utansın, gerçekten utansın.

(Görsel: Maurice Denis)

Comments (2)

  1. Bu hususta her iki yönde de görüş bildiren din alimleri var. enim sana tavsiyem her 2 yönde de görüşleri oku ve ondan sonra aklınla karar ver. Kafanı karıştırma ve konuyu da çok büyütme. İnan başını örtmemek seni dinden çıkarmaz ve cehennemlik yapmaz. Müslümanım diyenler o kadar büyük günahlara imza atıyor ki bu onun yanında çok masum kalır. En büyük rehberin aklın ve bilim olsun. Kendini diğer zincirlerden kır.

  2. Yorumun için teşekkürler. Ben bu konuda en doğrusunu bulmak istiyorum. Diğerleriyle karşılaştırıp ne derece doğru veya yanlış olduğuyla tatmin olmak, kendimi kandırmak değil hedefim. Hâlâ bulamadım yolumu, bulur muyum bilemiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.