“Sen bizim kızımızsın, bırakalım da fahişe mi ol!”

Ben de size kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. Benim hikayem de biraz sizlerin hikayeleri gibi.

Ben 14 yaşıma kadar özgür büyüdüm yani bana göre özgürdüm. Parka çıkabiliyordum, arkadaşlarımla takılabiliyordum fakat bunları sadece 14 yaşıma kadar yapabildim. Ama 14 yaşıma kadar ne kadar gezmiş olabilirdim ki sadece parktaydım. Daha doğrusu bir çocuk olarak orada olmam gerekiyordu.

14 yaşıma gelince regl oldum ve bunu anneme söylemeye korktum çünkü annem bana hep “Sen regl olunca genç bir kız olacaksın, sorumlulukların artacak, günahların yazılmaya başlayacak, oruçlarını tam tutacaksın, namazını kılacaksın ve en önemlisi başını kapatacaksın” demişti. Ama ped gibi bazı şeylere ihtiyacım vardı, o yüzden söyledim. Hemen başımı kapatmıştı. Bana “Sen bir genç kızsın artık, sadece benimle dışarı çıkacaksın, çok gezen kişi mutlaka boka basar” demişti.

İlk başlarda kapanmak istemiyordum. Dışarı uzun süre çıkmadım ama mecbur kalmaya başladım. Temiz havayı, saçlarım açık bir şekilde parkta oynamayı, rüzgârın saçıma savurmasını o kadar özlemiştim ki… Ama artık o rüzgâr bir tek şalıma değiyordu.

Bir gün annemle beraber parka indim. Bankta biraz oturduk, annem “Aferin, aşmaya başladın” dedi. Ben “Hayır, sadece 18 yaşımı bekliyorum” dediğimde gülerek “Neden, kocaya mı kaçacaksın?” dedi. Aslında benim hayalim kendime ayrı bir ev tutup müzisyen olmaktı. Anneme söyleyince “Sen kızsın, erkek olsan neyse, senin sesini erkeğin duyması günah” dedi. Ben müzisyen olmak istiyordum, gelecekteki mesleğime bile karışıyorlardı. Daha sonra veteriner olmak istediğimi söyleyince de “Hayvanların b*kuyla mı ilgileneceksin?” dedi. “Ne olmamı istiyorsun?” diye sorunca “Çocuk doktoru ol yoksa baban seni okutmaz” dedi. “Sen bizim kızımızsın, seni okutacağız ve evlenene kadar dizimizin dibinde olacaksın, evlendikten sonra da kocanın dizinin dibinde olacaksın” dedi. Hayır, dedim, “Ben sizin istediğiniz birisiyle evlenmem”. Ama ne söylesem boştu.

Dinle pek aram olduğunu söyleyemem. Araştırdım, çok merak ettim, kafamda bir sürü soru vardı. Anneme ve babama sorunca “Araştırma, sakın merak etme, Allah öyle istemiş, sorgulama!” gibi şeyler söylediler. Bir gün anneme “Allah bana neden akıl verdi?” diye sordum. Annem “Kullanman için” diye cevap verdi. Ben “Peki neden kullanmama izin vermiyorsun?” deyince annem “Anlamadım” diye cevap verdi. Ben “Allah sadece size akıl vermedi, bana da verdi; araştırıp öğrenip doğru yolda gitmem için, sizin gösterdiğiniz yolda gitmem için değil” dedim. Ama annem “Saçma salak konuşma, sen bizim kızımızsın, bırakalım da fahişe mi ol!” dedi. O da neydi acaba? Bunu daha 15 yaşını tam olarak doldurmamış bir kıza söyledi.

Bir gün babama “İstediğim gibi giyinmeyi de geçtim, beni açın, sizin istediğiniz gibi giyinirim, söz” dedim. Babam “Bizim ailede hiç açık gördün mü?” dedi. Doğru söylüyordu, yoktu. Ne yapabilirim ki? Benim ailem inatçıdır, bir kere kafaya koymuşlar. En çok da neye üzülüyorum, biliyor musunuz? Abimin akşama kadar arkadaşlarıyla istediği yere gitmesine ve ben kız olduğum için evde olmak zorunda kalmama. Kısacası kız olmaya. Aslında sorun kız olmak değil, sadece böyle bir ailede kız olmak.

(Görsel: Moïse Kisling)

Comment (1)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.