Denize başörtü ile girmek istemediğim için hastalığımı bahane ediyorum.

Öncelikle hepinize merhaba, kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Adım Hatice, 17 yaşındayım. Biraz da aile hayatımdan bahsetmek istiyorum. Bahçesi olan 2 katlı güzel bir yerde yaşıyorum; alt katımızda amcamla ailesi oturuyor. Amcamın 2 kızı var, benim ise 2 ablam var yani 2 katlı evde 5 kızız. Hep içli dışlıyız. Yaşlarımız da yakın, en küçükleri benim.

6 sene önce ablam ve amcamın en büyük kızı kendi istekleriyle kapandı, o ikisi yaşıt. Şu detayı atlayamam; 9. sınıfta kapandılar. 2 sene sonra amcamın diğer kızı kapanmak istemediği halde kapatıldı. O da 9. sınıfta kapanmış oldu. Ardından 1 sene sonra benim küçük ablam kendi isteğiyle kapandı. Bir tek ben açıktım. Ama şöyle bir şey var; aile baskısı yüzünden hiç öyle açık bir kız olamadım, babam tayt, şort, elbise, etek gibi kıyafetlere zaten izin vermezdi. Hem babam verse bile aile apartmanı gibi bir yerde oturduğum için babaannem, annem, amcam; biri mutlaka laf yapıyordu. Hep dikkatli bir kız olmak zorunda kaldım.

9. sınıfa başlamadan 1 ay önce kapanmak istedim çünkü bana bu lanse edildi. 9. sınıfa geçen herkes kapanıyordu. Kimse beni zorlamadı ama ben bunu yapmam gerek diye düşündüm. Herkes “Çok yakıştı, çok güzel oldun” falan dedi, onlar böyle deyince ben daha çok istedim. Sadece halam 1 kere “Hatice, kapanma” dedi ama onu da dinlemedim, keşke dinleseydim… Kapandım. İlk 2 sene sorun değildi, gayet iyi ilerledim. Yakın arkadaşım da kapalı olduğu için öyle çok açık saçık giyinmek istemiyordum.

Şu an 11. sınıftayım ve tek hedefim yurtdışına gidip açılmak. Ablalarım ve kuzenlerim de açılmak istiyor. Kimse bize çok erken olduğunu söylemedi, herkes tek tek kapandı. Kızıl saçlı, yeşil gözlü, beyaz tenli bir kızım, vücudum da gayet güzel. Ben saçlarımı savurmak istiyorum. İstediğimi giymek istiyorum. Denizi çok severim. 9 kere ameliyat oldum, o nedenle suya dikkat etmem lazım, rahatlıkla banyo bile yapamıyorum, genelde ablam saçımı yıkıyor. Denize başörtü ile girmek istemediğim için hastalığımı bahane ediyorum. İlk defa böyle bir şeye cesaret ettim, bunları kimseye söyleyemiyordum. Herkese ‘Ben kapalılığı seviyorum’ diyorum ama öyle değil. Okumak istediğim bölüm yüzünden yurt dışına gitmem şart ve oraya gittiğim an açılacağım. Benden önce ablalarım ve kuzenlerim de kesinlikle açılır çünkü onlar açılmak istediklerini kahve içerken falan da dile getiriyorlar.

Bana dayatılan ‘Liseye geçince kapanacaksın’ algısı yüzünden pişmanlıklar içindeyim. Şu an 17 yaşındayım, kapandığımda 15 yaşındaydım. Allah’a inanmıyorum, bunun nedenini de söylemek istiyorum. O kadar tecavüze uğrayan, şiddet gören insanlar/hayvanlar varken Allah nerede? Bu soru benim kafamı çok kurcalıyor. Hayatımda bir kere bile namaz kılmadım, içimde yok çünkü. Dinden tamamen kopmak istemiyorum ama gün geçtikçe güçsüzleşiyorum. Güzel kızlarım, ben şu an bana gelen tepkiler yüzünden açılamıyorum ama siz benim gibi güçsüzlük yapmayın ve özgürlüğünüze kavuşun. Hepinizi bal yanaklarınızdan öpüyorum.

(Görsel: Jonathan Gardner)

Comment (1)

  1. İstediğin şeyler herkesin hakkı olan sıradan şeyler. Yazın boynuna sarılı bir bez taşımayı istememek çok normal. Saçlarımız da utanılacak bir şey değil, erkeklerinki ne kadar havayla teması hak ediyorsa, rahatsız edilmeden sadece kendi haline bırakılmayı hak ediyorsa bizim saçlarımız da hak ediyor. Bu temel bir hak ve istemek normal. Ben birkaç sene önce açıldım, kapalılık çok zor ve bunu yaşamayan bilemez. İsteyen insanın başını kapatma özgürlüğü var, aynı şekilde isteyen insanın saçı salık dışarı çıkma özgürlüğü de var. Ailen senin sahibin değil, sen bir bireysin ve eylemlerinin tek karar vericisi ve sorumlusu sensin. Onlar sadece kendi hayat tecrübelerini anlatıp sana önerilerde bulunabilir, bir şeye teşvik edebilir, fakat zorlamaları etik olmamakla beraber psikolojik şiddet kapsamına giriyor. Hal, hareketlerine sadece sen karar verebilirsin. Kimsenin seni zorlamaya hakkı yok. Tabi ki onlara karşı çıkmanı istemiyorum, düşüncelerin planların çok mantıklı zaten ne yapacağını biliyorsun. Sadece yalnız değilsin, bunu bil diye yazdım.
    Uzun yazıp sıkmak istemiyorum fakat biraz daha uzatacağım. Yaşın genç olduğu için ileride ‘şöyle mi yapsaydım, niye böyle yaptım ki’ gibi soru işaretleriyle karşılaşman muhtemel. Bunun bir sebebi çevren tarafından ağır kararlar almaya zorlanmış olman. Bir sebebi de tek başına mücadele etmek zorunda bırakılman. Eğer böyle bir bunalıma girecek gibi hissedersen bil ki yaptığın hiçbir şey kötü değil. Başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığın sürece özgürlüklerini yaşayabilirsin. Yani ister açıl ister kapan bunlar suç değil, telafisi yok değil. Hiçbiri dünyanın sonu değil. Yapman gereken tek şey güçlü olmak. Bütün olumsuzlukların geçeceğini bilmek ve seni etkilemelerine izin vermemek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.