Tacize uğradıktan sonra başörtüsü bana bir koruma gibi geldi ve kapandım.

Herkese merhaba. Adım Canan, 17 yaşındayım, öğrenciyim. Benim hikâyem de çoğu kişiyle benzer. Ben kapandığımda 12 yaşındaydım, 6. sınıfa gidiyordum. Tacize uğradığımda çok korktum, ne yapacağımı bilemedim; odamda saatlerce, günlerce ağladım ama olayı bir türlü atlatamıyordum. Bana çok ağır geldi, aylarca ağladım. Bizim sınıfta kapanan kızlar vardı, ne için kapandıklarını bile bilmiyordum. Onlara bakınca o an için başörtüsü bana bir koruma gibi geldi ve ben de kapandım. Kapandığımda kapanmanın din için yapıldığını bile bilmiyordum. Anneme kapanmak istediğimi söyleyince “Tamam” dedi, sevindi. Oysa benim için kötü günler daha yeni başlıyordu.

Annem 6. sınıfa kadar giyimime karışmazdı. Kapandıktan sonra “Onu giyme, o dar, onu da giyme, şöyle” diye diye her şeye karışır oldu. Kapandıktan sonra arkadaş çevrem azaldı, ayrımcılık yaşamaya başladım, okulda kimse benimle oynamıyordu, oynamak istemiyordu. Dış görünüşüm benimle oynamamaları için yeterliydi çünkü yaşlı gibi gözüküyordum. 8. sınıfa geçtim. Ben LGS’ye ilk kez giren gruptanım. LGS’ye kapalı girmek istemiyordum. Çünkü ben bunu Allah için yapmadım, kötü insanlar benden uzak olsun diye yaptım. Anneme söylemeyi düşündüm, dolaylı yoldan ima ettim ama annem açıkları neredeyse orospu gibi görüyordu. Lisede açılırım diye düşünerek erteledim çünkü sınava girecektim ve moralimin yüksek olması gerekiyordu. Sınava girdim, sonuçlar açıklandı; yaşadığım yerdeki iyi dereceli bir Anadolu lisesini kazanmıştım. Anneme kazandığımı söylediğimde önce sevindi ama hemen ardından “Lise seni değiştirmesin” dedi, hemen araya bir kötülük soktu. Ya bir kere de “Aferin kızım” de!

9. sınıf başladı; okula gittim, geldim derken bazı şeyleri anlamaya başladım. Ben neden kapanmıştım, neden açılmaya cesaret edemiyordum? Kötü bir şey istemiyordum. Uzun bir araştırma yaptım. 10. sınıftaydım ve artık açılmak kesin kararımdı. Neredeyse kimse yanıma gelip benimle tanışmak istemiyordu, çirkin değildim ama kimse yoktu. Hele erkekler benden resmen kaçıyorlardı; birkaç kelime ediyor ve gidiyorlardı. Beni yanlış anlamayın, benim de bir arkadaş grubum olsun, erkek-kız karışık eğlenebileyim istedim ama olmadı. Bana karşı ilgisi olan bir çocuk vardı, gerçekten hiçbir zaman başımdakine bakmadı, beni her gün güldürüyordu. Fakat başka bir şey vardı; o aleviydi, bense muhafazakâr görünüşlü ama içi dışının tam tersi olan biriydim. Tabii bu bir sorun değildi. Sorun, benim başımdakini 1 dakika bile takmak istemememdi. Aileme söyleyecektim ki koronavirüs nedeniyle okullar kapandı. Her şey durmuştu.

2021 yılının ocak ayına kadar her şeyi araştırdım, iyice düşündüm. Aileme nasıl bir konuşma yapacağımı bile hazırladım. 3 haftalık sömestr tatilinde de söyledim. Açılmak istediğimi ilk önce babama söyledim, babamdan hiç beklemediğim bir karar geldi; “Açıl kızım, sen kapansan da açılsan da benim kızımsın, ben arkandayım” dedi. Babam namaza başlayalı 2 yıl olmuştu, açılmama izin vermez diye düşünüyordum ama bana destek oldu, bu beni çok mutlu etti. Sonra anneme söyledim, bana bağırmaya başladı, “Şimdi de Hristiyan mı olacaksın?” dedi. “Bu kadar başı açık kadın var, onlar da Müslüman” dedim. Dinden iyice soğumuştum. Mart ayına kadar annemle hep ufak çaplı tartışmalar yaşadık. Ben her gün anneme “Açılacağım, şöyle yapacağım” falan dedim. Aklıma koyduğumu yapacağımı annem de biliyordu ve bundan korkuyordu.

Dershaneye yeni yazılmıştım, 2 kişiden başka orada beni tanıyan kimse yoktu. 23 Nisan sabahı hazırlandım; hafif bir makyaj ile saçlarıma maşa yaptım. Çantamı da aldım, dershaneye açık gideceğim. Annem “Açık nereye gidiyorsun?” dedi, dershaneye gittiğimi söyledim, “Gidemezsin” dedi. Benim o bezi bir gün daha takıp dışarı çıkmaya gücüm yoktu. Mutfaktan keskin et bıçağını aldım, boğazıma dayadım, anneme “Yeter artık, ya bu kapıdan açık çıkarım ya da kendimi keserim” dedim, “Kaybedecek hiçbir şeyim yok” dedim. Kimsem olmadığını annem de biliyordu. Bana depresyonda olduğumu söyledi. Ben de “Senin yüzünden. Ama artık bitti, benim kararıma saygı duyacaksın. Hep senin istediğin kişi oldum” dedim. Artık kendim olma vaktiydi. Annem izin vermişti; “Çık dışarı” dedi, “Ne halin varsa gör, kafana kuşlar sıçsın” dedi.

Açık olarak dışarı ilk çıktığımdaki mutluluk ve heyecanı hiçbir şeye değişmem. Saçlarımın rüzgârda dalgalanışı o kadar güzeldi ki sonsuza kadar böyle kalabilirdim. Çocukluğumu 23 Nisan’da kaybetmiştim, bu sefer yine 23 Nisan’da gençliğimi kazandım. Ben başardım arkadaşlar, başardım. Ben açılmamı imkânsız sanırken şu an kendimi başarmış olarak görüyorum. Size tavsiyem asla pes etmemeniz… Bu hayattan anladığım en iyi şey, imkânsız diye bir şey yoktur. İmkânsızlığa inanan insanlar vardır. Açılmak için mücadele veren kardeşlerim, başaracaksınız. Biz bir olduğumuz sürece herkes başaracak. Kimse yalnız yürümeyecek. Bana ulaşmak isteyen olursa hesabım: @cigdempesetmwzler616

(Görsel: Alefes Silva)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir