Hayvanlara yapılan şiddeti net bir şekilde anlamaya başladım ve sömürüyü reddederek vegan oldum.

Merhaba, ben 2 sene önce bu platforma mektup yazmış biriyim. O zamanlar üniversiteye geçtiğimde açılacağım diye kendime söz vermiştim. Sınava girdim, hedeflediğim bölümü kazanamasam da baskıdan kurtulmak için tercih yaptım ve Sakarya Üniversitesi’ne yerleştim. Bu 2 yılda ne bunalımlar ne baskılar yaşadım, bir ben bilirim. Pandemi süreci benim için cehennem azabıydı. Bu süreçte 15 kilo aldım. Geceleri stresten ağlama krizlerine giriyordum. Sınava hazırlanma sürecini saymıyorum bile… Bu süreçte çok okudum, araştırdım, hayvanlara yapılan şiddeti net bir şekilde anlamaya başladım ve sömürüyü reddederek vegan oldum. Tabii ki ailem buna karşı çıktı, tabaklarıma ölü hayvan bedeni koydular. Baskıyla ve zorlamayla bir yere varacaklarını zannettiler. Sırf onlardan farklı düşünüyorum diye bana hayatı zindan ettiler. Ağlata ağlata bana zorla ölü hayvan bedeni yedirdiler. Her neyse…

Babam, “Şehir dışında üniversiteye göndermem” diye yeminler ediyordu fakat ben gitmeyi başardım. Okula başlayalı 1,5 ay oldu. Prangalara dayanamayıp başımı açtım. Ailem bunu bilmiyor, belki de bilseler beni üniversiteye göndermeyecekler. Ben korkmuyorum. Her şeyi göze aldım. Benim için hiçbir şey kolay olmadı, olmayacağının da farkındayım. Mücadeleye devam edeceğim, özgürleşeceğim. Ben özgür ruhlu bir kadınım. Prangalarla yaşayamam.

(Görsel: Winslow Homer)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.