Üniversitede o kadar iyi bir felsefe hocasıyla tanıştım ki cesaretsizliğim onu tanıdıkça dağılmaya başladı.

Merhaba arkadaşlar. Nasıl başlayacağımı tam bilmemekle beraber çok yoğun yaşadığım bu 1 seneden bahsetmek istiyorum.

Ben 15 yaşımda kapandım. Ailem açıkça söylemese de alttan alta hep ima ediyordu. O zamanlar ailemden sevgi görmeye o kadar ihtiyacım vardı ki onlardan sevgi görmek için kapandığımı bile yeni yeni fark ediyorum. Hep içine kapanık biriydim ama o yaşta kapanınca kendime saçma sapan sorumluluklar yükleyerek kendimi birçok şeyden mahrum bıraktım.

Liseden sonra hakkında hiçbir fikrimin olmadığı ilahiyat fakültesine başladım. İşte oradan sonra hayatım inanılmaz değişti. O ortama ait olmadığı anladım. Her geçen gün daha da soğuyordum. Beni ayakta tutan tek şey öğretmenlik mesleğine olan sevgimdi. Kendimi tanımaya başladıkça tesettürlü olmak istemediğimin farkına vardım. Üniversitede o kadar iyi bir felsefe hocasıyla tanıştım ki bu süreçte yaşadığım belirsizlikler ve cesaretsizliğim onu tanıdıkça ve fikirlerini anlamaya, düşünmeye başladıkça dağılmaya başladı. Kendimi onun verdiği eğitimle, hayata bakışıyla güvende ve huzurlu hissetmeye başladım. Artık sınırlarımı çizmeye hazırdım, neyi istediğime emindim.

Üniversite bittikten sonra aile evime döndüğümde bu değişimimin kötü karşılanacağını hiç tahmin etmiyordum. Ailem “Bu bölümün hakkını vermiyorsun, sapıttın, millete ‘Kendini bozdu’ dedirteceksin” gibi sözlerle üzerimde baskı kurmaya başladı. Bu süreçte önümdeki sınava sıkıca sarıldım, çok çalıştım ve bu yıl din kültürü öğretmeni olarak atandım. Atandığım yere giderken babama “Burada göreve açık başlayacağım, bunu bilmeni istiyorum” dedim. Babam bana hakaretler yağdırdı. Benimle 1 hafta konuşmadı.

Okula açık bir şekilde başladığımda öğrenciler ve idare “Bu nasıl din kültürü öğretmeni?” diye hakkımda konuştukça kendimi çok çaresiz hissettim ve vicdan azabı çekmeye bile başladım. Ailemin memlekete gideceği gün işten ağlayarak dönüyordum. Babama olanları anlattığımda dayanamadı ve o da ağladı. “Nasıl mutlu hissediyorsan öyle ol” dedi ve yola çıktılar. Hâlâ okulda öğrencilerden ve öğretmenlerden, halktan tepki alıyorum. Bazen bu durum insanın içine dokunuyor ama pes etmeyeceğim. Öğrencilerim için elimden geleni yapıyorum. Bu mesleğe layık olmak için çabalıyorum. Önemli olanın görüntüm olmadığını zamanla anlarlar. Bunun için insanlara kızmıyorum, gönül koymuyorum. Geçen bunca yılın üstüne kendimi çok güçlü hissediyorum. Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

(Görsel: Dora Batty)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.