Onlara göre kadın olduğum için sürekli birilerinden izin almam gerekiyor.

Genelde babamın kararlarının geçtiği bir evde büyüdüm. Küçükken normal gelirdi ama hep bir şeylerin eksikliğini hissederdim. Küçükken babamın her şeyi doğru bildiğini, hiç yanlış yapmadığını düşünürdüm. Liseye geçince ve kendi karakterimle düşünce tarzım oturmaya başlayınca babamın davranışlarının ve söylediği her şeyin doğru olmadığını fark ettim. Evde psikolojik bir baskı vardı ve ben bunu 18 yaşımda fark ettim. Babam, “Ben çalışıyorum, size ben bakıyorum” adı altında bir baskı kuruyordu. “Ben çalışayım, siz anca yiyin için” sözünü babamdan çok kez duydum mesela.

Lisede yurtta kalıyordum, rahattım ama karantina süresince evde olduğum için üstümde çok yoğun bir baskı hissediyordum. Annem ve babam dindar insanlardır. Evde istemediğim halde namaz kılıyordum. Onlardan izin almadan denize dahi gidemiyordum. 19 yaşımda ve istediğimi yapabilecek yaşta olduğumu söylüyorum ama anlamak istemiyorlar. Onlara göre bir kadın olduğum için sürekli birilerinden izin almam gerekiyor. İstediğim kıyafeti giyemiyordum. Annem evde bile şort giymeme laf ediyordu. Din adı altında benim özgürlüğümü elimden almaya çalışıyorlardı. Bir ara resim yapmama bile karıştılar. İnsan resmi çizmemeliymişim… Babama “Şunu yapayım” diyorum, “Evlenince kocanla ne yaparsan yap” diyor. Ben kendi hayatımı başkalarına bağlı geçirmek istemiyorum. İstediklerimi yapabilmek için bir kocaya ihtiyacım yok.

Şu an üniversite için başka bir şehirdeyim ve o kadar rahatladım ki… Her şeye rağmen burada da namaz baskıları devam ediyor. Her aradıklarında “Namaz kıl” demelerinden bıktım. Onlara istediğimi giydiğimi ve namaz kılmak istemediğimi söylemeye cesaret edemiyorum. Söylesem neler olur, bilmiyorum.

(Görsel: Jaakko Sievänen)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir