Eğer şu an o örtüyü örtüyorsam okula gidebilmek için.

Herkese merhabalar. Buraya 2. yazışım, “Instagram’da açık olduğum hikayeler paylaşıyorum çünkü sosyal medyada olmak istediğin insanı gösterirsin.” başlığıyla bir hikâye yazmıştım, belki hatırlarsınız. Değişen tek şey, ateist oluşum. O zamanlar sorguluyordum ve artık tam anlamıyla inanmadığımı söyleyebilirim. Evet, inanmıyorum fakat o dinin bir sembolünü hâlâ kafamda taşımaya devam ediyorum.

Şu an 11. sınıfım ve 17 yaşındayım. Çevremdekiler her ne kadar bilmese de fikirlerim, düşüncelerim, inançlarım ve ideolojim yaşadığım toplumdan, büyüdüğüm çevremden çok farklı. Farklı olduğum için mutluyum ama kendi içimde… Eğer şu an o örtüyü örtüyorsam okula gidebilmek için. Çünkü biliyorum ki açılmak istediğimi söylersem okula gönderilmem, telefonuma el koyulur, şiddet gösterilir (gerçi şiddet pek yabancı olduğum bir şey değil) ve daha cabası. Kendimi çok kötü hissediyorum, bunu hiç kimseyle paylaşamıyorum, kimseye söylemiyorum. Çünkü çevremde beni anlayacak bir insan olduğunu düşünmüyorum.

Örtünmek ya da örtünmemek, gerçekten bütün mesele bu mu? Sen doğuyorsun, ailenin inancı ve ideolojisi sana dayatılıyor; inanmak zorundasın, başka çaren yok. Bunlar kafana çekiçlerle vuruluyor. Karşında bir sürü insan ve sen teksin, hepsi hep bir ağızdan aynı şeyi söylüyor ve inanmaktan başka çaren kalmıyor. Sonra büyüyorsun, sorgulamaya başlıyorsun. Bu herkes için böyle olmak zorunda değil çünkü çevrem sorgulamadan inanan, başkalarının gerçeklerini kendine dayatmış ve kendi bütünlüğü haline getirmiş birçok insanla dolu hatta neredeyse hepsi öyle.

Çok doluyum, ben tüm bunları kendi içimde yaşarken sessiz kalmış ve benim sesim olamamış herkese… Çok öfkeliyim aileme. Bazen düşünüyorum da keşke hiç ailem olmasaydı, en azından o zaman onları istediğim gibi hayal edebilirdim, kafamda bu kadar kötü bir şekilde olmazlardı. Beni zorla kapatan ailemin, babamın Youtube geçmişinden porno izlediğini gördüm. Evet, şaka gibi, değil mi? Sırf olmak istemediğim görünüşten çıkmak istediğim için beni dövüyor fakat cinselliğin ve çıplaklığın hat safhada olduğu pornoyu izleyebiliyor. Hani günahtı, hani ayıptı… Sizin ayıp anlayışınız, din anlayışınız sadece kadınları kapatmak ve onları otoriteniz altına almak. Bunları yapınca en Müslüman sizsiniz sanıyorsunuz. Ailemden nefret ediyorum. Çevremdeki birçok kadın da bu duruma hoşgörüyle boyun eğmiş durumda. Bir bakıma ben de öyleyim ama bir gün bitecek, inanıyorum.

Bazen sosyal medyadan birkaç kişiyle, uzmanla konuşuyorum; hep aynı şeyi zırvalıyorlar. Onlara da kızgınım çünkü söylediklerinin ne kadar mantıksız olduğunun farkında bile değiller. Genelde insanlara hikayemi anlattığımda şunu söylüyorlar: “Ekonomik bağımsızlığını kazan, maddi gelirin olsun, ailenden ayrıl, farklı eve çık, sığınma evlerine sığın, psikolojik destek al”. Söylediklerinin tamamı benim gibi bir hayatı olan insanlar için imkânsız. Örneğin benim ailem cahil, psikoloğu nereden bilsinler ya da üniversite için başka bir şehre gönderirler mi, benden elini eteklerini çekerler mi? Cevap vereyim, hayır çünkü ben bir kadınım çünkü memeye ve vajinaya sahibim, onları kapatmak ve evimde oturmak zorundayım.

Farkındayım, kimse bana yardım etmeyecek. Tek kurtarıcım kendimim, bunun da fazlasıyla bilincindeyim. Fakat lütfen biriniz mantıklı bir çıkış yolu göstersin. İnanmadığım bir dinin sembolü kafama çok ağır geliyor. Kendimden nefret ediyorum.

Her şey hakkında sınırsızca bilginin olduğu sosyal ağlarda, tarayıcılarda bile istediğimi bulamıyorum. Medya bu konu hakkında fazla ihmalkâr. Halbuki bizim toplumumuzun en büyük sorunlarından biri zorla tesettüre sokulmak. Bu toplum zorla tesettüre sokulmuş hatta bazısı bunun farkında bile olmayan binlerce kadınla dolu. Ailelerinin gerçek olduğunu söyledikleri şeylere inandırılmışlar. Tüm bunlar bizim bedenimiz için çok fazla.

Benim ekonomik özgürlüğüm yok. Babamın eline bakıyorum, haftada 5 gün okul harçlığı veriyor. Kadın sığınma evine sığınsam ailem hemen alır, üstüne üstlük şiddet uygularlar. Okulum elimden alınır. Okulumdan olmak istemediğim için inandığım gerçekleri savunamıyorum. Çok üzülüyorum, düşüncelerimi savunamıyorum. Düşüncelerim varlar ama kafamdalar, orada bir yerlerdeler ama ne kadar önemi var, bilemiyorum. O kafamdaki örtü yüzünden aynada kendime her baktığımda kendimden nefret ediyorum. Oysa kendimi sevmeyi öğrenmem gereken yaştayım ama kendimi sevemiyorum, bu mümkün olmuyor. Çünkü kafamda o örtü var. Çok garip, bir yandan da benim taşıdığım beden hakkında herkesin bir fikri var, bana ne yapmam gerektiğini söylemeye hakları var. Çünkü benim bedenim aynı zamanda yaşadığım toplumun bir namus objesi. Benim bedenim benden başka herkese ait. Çünkü bir kadınım, vajina ve memeye sahibim. Bazen ölmeyi bile düşündüm. Çünkü aklıma şu geliyor: Ne yaparsam yapayım ailemden kurtulamayacağım. Onlar benim lanetim.

Umarım bir gün buraya başardığımı, saçlarımı savurabildiğimi (çok mu şey istiyorum, alt tarafı saçıma yağmur damlası değsin, güneş değsin istiyorum, hiç kimseye bir zararı olmayacak bir şey istiyorum) yazarım. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Buradaki insanların tamamının hikayelerini okuyorum, umarım siz de başarırsınız. Umarım başarırız ve bu lanet toplumun tüm tabularını, tüm saçmalıklarını yıkabiliriz. Unutmayın; “İnsanlar size ne yapacağınızı söyleyebilir ama ne düşüneceğinizi asla.” Esenlikle kalın.

(Görsel: Jules Breton)

Comments (5)

  1. Sonu çok güzel bitirmişsin insanlar size ne yapacağınızı söyleyebilir ama ne düşüneceğinizi asla ” ama geçtiğim yollardan çıkardığım bir ders o düşünceler sadece sana kalmasın muhataplarını bulsun, bulsun ki durdukça içinde, çıkmaza girmesin seni zehirlemesin, bulsun ki zenginleşip genişlesin.
    Bir de lütfen, toplumumuz lanet bir toplum olarak adlandırmak doğru değil her toplumun getirdiği alışkanlıklar, çeşitli bağlılıkları var evet bu şuan bizim canımızı yakıyor olabilir ama ben bilinçlendirilmesi gereken bir toplum görüyorum bunu da sen, ben, biz başaracağız. Bize ön yargılı olabilirler ama biz onlara olmayacağız, değişim burda başlayacak.( Ayrıca güzel insanlar da var unutma onlarla yollarımızın kesişmesi dileğiyle.)

  2. Kalbimle okudum. Ben de senin gibi düşünüyorum. Ahlaktan en çok bahsedenler en ahlaksızlar oluyor genelde. Ne pislikleri var da.. sırf örf adet diye benliğimiz yok sayılıyor robotmuşusuz hissismişiz gibi davranılıyor. Ama senin de değin gibi.
    Ben kadınım memem ve vajinam var. Bundan ibaretim ben bir inciyim kapatmalıyım güzelliklerimi.. kadınla erkeği birbirinden bu kadar uzak tuttukça daha çekici oluyo. Yoksa neden hayvanlara çocuklara tecavüz edecek kadar iğrençleşebilsinler.

  3. Dostum konuşmak vs. İçin instegramin versenw

  4. Yesilli

    Kendimle çok bagdastirdim seni, inan bana kendimi gordum tuvalette goz yaslarina boguldum okurken.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.