Ben bir kocanın isteğiyle mi açılacaktım, asla.

Merhaba, ben lise 2. sınıfa giden bir kız çocuğuyum. Ailem öyle muhafazakâr değildir ama dindar görünümlülerdir. Küçüklüğümden beri beni Kur’an kurslarına göndermeye çalıştılar. Hepsinde gitmeyeceğim diye inat ettim, zorla 1-2 hafta gönderdiler. Ayrıyeten ailemin çevresinden olan bir tarikat okulundaydım. Nasıl manipüle edildiğini bilirsiniz…

5. sınıfa geçerken kendi isteğimle kapanmak istedim ama neden? Bana kapandığımda telefon ve kapanma hediyesi alacaklarını söylemişlerdi. Hal ve hareketlerinden de beni daha çok seveceklerini sanmıştım. Özellikle babam çünkü bana karşı çok ilgisizdi. Ama 1-2 ay ilgi gördüm, sonra benden vazgeçildi. 1 yıl sabrettim. Hediyelerin yanı sıra kıllı olduğum için kapanmanın beni gizlediğini zannediyordum. Annem, 6. sınıfa geçtiğimde bana buz lazer yaptıracağını söylemişti kıllı olduğum için. O zaman “Yaptırdıktan sonra açılacağım” dediğimi bal gibi hatırlıyorum. İlk başta yüzüme “Ne?” diyerek baktı sonra umursamadı bile. Okulda da din dersinde açılmak konusunu açmıştım. Hoca bana “Eğer açılırsan cehennemde yanarsın, her saç telinin görünmesi sana binlerce günah yazar” demişti. Sustum çünkü çocuktum. Çünkü ben her şey için küçükken bu konu için büyüktüm. Söylesene hocam, neden diğer kızlara kapanmadıkları için günah yazılıyor diye kenara çekip konuşmadınız? Neden hiçbir şey bilmeyen bir çocukla konuştunuz?

7. sınıf oldum. Kilo aldım ve hâlâ kıllıydım. Demek ki artık kilolu ve kıllı olduğum için kapanıyordum. Tarikat okulu olduğu için okulda bizi namaz kılmaya zorlarlardı. En çok kim kaçardı, tahmin edin… Ve en çok zorlamadıkları zaman namaz kılanı… Oradaki sohbetlerden ölesiye nefret ederdim. Azar yememek için gider, arkada kaynatırdık. 8. sınıf oldum, artık LGS’ye hazırlanmam gerekiyor. Her şeyi kenara attım. Zaten 8. sınıfa geçmeden önceki yaz zayıflamıştım. Geçen senelerde olduğu gibi öylesine kapanıyordum. Saçım gözükse umurumda olmaz, başörtüm bozuksa umurumda olmazdı. Zaten en sonunda kapanma geldi.

LGS’ye girip çıktım, lise kazandım derken açılma isteğimi bastıramamaya başladım. Bu yüzden hiç dışarı çıkmak istemiyordum. Durmadan evdeydim. Mayıs ayının ortası gibi annemle konuştum. Bol kıyafetler gösterdim, “Açılırsam bunları giyerim, kapalıyken böyle giyinmeyi hiç istemiyorum” diye. “Eğer evlenirsen açılabilirsin veya evden gidersen” dedi. Bana dedi ya… Hani hayalinde iş kadını olan bana… Tek gayesi başarıya ulaşmak olan kıza “Kocan isterse” dedi. Ben bir kocanın isteğiyle mi açılacaktım, asla. Ama sustum. Tunik boyum her yıl gittikçe azaldı. Makyaj yapmayı öğrendim. Öyle daha güzel görünebildiğimi anladım. En sonunda ağladım. Yeter, ben daralıyorum diye. Anlamadılar. “Neden?” diye sordular durmadan. Boş boş konuştular. “Nereden çıktı?” dediler. Anne, “Elif açılmaya meyilli. Ben istemediğim için kapalı duruyor” diyen sen değil miydin? Ama nafile. Bana “Babanın ilgisizliği yüzünden babana tepki için açılmak istiyorsun” dediler. “Açılmak istiyorsan namaz kılmalısın” dediler. Bedenimde söz hakkımın olmadığını söylediler. Kuzenimin sünnetinde artık boğuluyordum. Annemin söylediği şeyi hatırlıyorum: “Kimseye açılmak istediğini söylemeyeceksin. Suratını asmayacaksın”. Anlayışlı annem bir anda kayboldu. Ya anne, 10 yaşında aklı başında olmayan bir kızın kapanmasından utanmadınız da şimdi aklı yerine gelen kızınızın açılmasından mı utanıyorsunuz? Ya ben kardeşim kapanırken “Ben pişmanım, kapanma, biraz daha bekle” diyen değil miydim? O günde eve gidince hüngür hüngür ağladım, beni sadece sakinleştirdiler. Yaz tatilinde yavaş yavaş akrabalarıma söylemeye başladılar. Annem yine “Kocası izin verirse açılır” dedi. Akrabalarım ise iyice araştırmamı söyledi. Kur’an’da kapanmak 2 ayetken diğer günahlar için 30 sayfa ayrılmıştı. Bir tek buna mı takılmışlardı? Dönüşte çıldırdım, “Açılacağım” dedim. Bonemi takmadım, yola çıktık. Yavaş yavaş kaydı başörtüm, umurumda olmadı. Büyük bir aradan sonra saçlarım rüzgâra değdi, biliyor musunuz? O kadar çok mutlu hissetmiştim ki… Durduğumuz yerde bağırmalar, çağırmalar, “Benim kızım böyle olamaz, burada kalırsın. Kapalıyken böyle giyiniyorsun, açıkken erkeklere götünü başını gösterme merakında mısın?” lafları…

Dayanamadım. Kendi bedenim ile kararı o gün veremeyeceğimi anladım. Artık daha dar ve daha kısa kıyafetler giymeye başladım. Ojelerimi hiç çıkarmamaya başladım. Krize girdim, artık istemiyorum diye elime geçen ilk başörtüyü makasla yırttım. Bana dedikleri şey, “Benim evim, benim kurallarım” oldu. “Senin ateist olmandan şüpheleniyorum. Açılmak istiyorsan yetiştirme yurdu orada. Bana yırttığın başörtünün parasını vereceksin.” dediler. Günler geçtikçe yırttığım başörtüsüyle dalga geçmeye, balkona çıktığımda “Bak, saçlarını şimdi de dalgalandırıyorsun” diye söylenmeye başladılar. En çok kardeşime kızgınım. Onun kararlarında hep arkasında olan bendim, o ise şimdi bana taraf tutandı. En sonunda dayanamadım, kapanıyorsam saçlarımın önemi yoktu. Kıpkısa kestim ama bunun onlar için bir önemi yoktu. Sonuçta kızları kapalıydı. Dayanamıyordum, düşüncelerime tersti ve başörtüyü istemiyordum. Başörtüsünün düşüncesini herkes biliyordur. Yine Müslümandım ama istemiyordum. Daralmak istemiyordum. O kadar laf yedikten sonra artık kapalı kalmak istemiyordum. Okul dışında bir yere gitmek istemiyordum. Bana “Bizden utanıyorsun” dediler. “Kapalı dışarı çıkmak istemiyorum” dediğimde “Neden okula gidiyorsun?” dediler. “Müslüman olmadığından şüpheleniyorum” dediler. “Anne, biliyor musun, benim sayemde 2 kişi Müslümanlığı tekrar sevdi” diyemedim ve sustum. Açılırsam ibadetlerimi az da olsa yapabileceğimi, alıştıkça ise daha çok yapabileceğimi söyledim. Ama inanmadılar. Az, hiçten daha iyi değil midir?

Şimdi her kıyafet konusu geçtiğinde yazın açılacağımı söylüyorum. O zaman saçlarım istediğim uzunluğa da gelir. Haşama ile yüzmek istemiyorum, artık rahat rahat yüzmek istiyorum. Hareketli olduğum için dışarıda “Bu nasıl kapalı?” denmesini istemiyorum. Saçlarım gözüktüğü için uyarı almak istemiyorum. Rüzgârda uçuşmasını istiyorum. Kapalıyım diye erkek arkadaşlarımla el kol şakası yaparken tuhaf tuhaf bakmalarını istemiyorum. Lütfen dileklerinizi benimle tutun. Artık 5 yıllık eziyete katlanamıyorum.

Bu, daha çok sevilmek isteyen bir kızın hikayesiydi.

(Görsel: Anne Redpath)

Comment (1)

  1. Derslerine sıkı sıkı sarıl şehir dışında üniversiteye git emin ol her şey çok daha güzel olucak. Yanlış bi tabir olabilir ama ailenden kurtulucağın günü bekle ve ileride kurucağın hayata asla onlar gibi bi erkeği dahil etme. Ben 21 yaşındayım. Tr nin en kaliteli okullarından birinde mühendislik okuyorum. İnan kimse karışmıyo zaten bir çok yer burs veriyo aileme gerek kalmadan yaşıyorum. Ama en önemli şey okul aklından cıkarma…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.