Bu içsel konuşma, hayatımda sahip olduğum en büyük başarı için bana yardımcı oldu.

Merhabalar. Uzun zamandır bu sayfada hikayemi paylaşmak istiyordum. Ben 8 ay önce açıldım. Şöyle ki 10 yılı aşkın süredir kapalıydım. Ancak gel gör ki bir noktadan sonra kendimle tanışmaya başlayınca yani kendimi keşfettikçe fark ettim ki üstümde taşıdığım o tesettüre uygun değildim. Bununla yüzleşmek çok vaktimi aldı. Önce inkâr ettim, sonra istediğimi ama asla yapamayacağımı, sonra da artık yapmam gerektiğini anladım. Ancak kolay olmadı. 2 sene içimde bu istekle yaşadım çünkü konu bir bez parçası değildi hatta o tesettüre saygım da vardı. İşte o yüzden ben kendime ait olmayan o şeyi taşıyamazdım. Bir noktadan sonra yaşamak istediğim hayatta bana çok engel de yaratıyordu.

Yavaş yavaş anneme açıldım. Tabii ki istemedi, çok kez susturdu, duymazlıktan geldi. Çünkü muhafazakâr ve doğulu bir aileye ve akrabalara sahiptim. Yavaş yavaş arkadaşlarıma anlattım, içimde tutamıyordum. Sonra bir gün cesaret edip denedim. Gizlice bir gün boyunca açık halde gezdim ve bu kararımdan iyice emin oldum. Akrabalardan yakın gördüklerime bahsetmeye başladım. Tabii sülalede bunu daha önce yapan yoktu, onlar da sadece dinlediler, destek bile veremediler. Çoğu tanıdığım bunu yapmak istiyordu ancak cesaret edemiyordu. Biliyor musunuz, öyle bir noktaya geldim ki ölümü bile göze aldım ben özgürlüğüm uğruna. Çünkü bu, uğruna her şeyi verebileceğim bir savaştı. Geleceğimi düşündüm, yaşamak istediğim hayatı… Sonra bir akşam kafama dank etti; bu gece bu iş bitecek, dedim. Dedim ya, dayak yemeyi ve hatta ölmeyi göze aldım. Çok sağlıksız düşünceler olduğunun farkındayım lakin iyice psikolojim bozulmuştu, aynalara küsmüştüm, kendi benliğimi kaybetmiş durumdaydım.

O gece anneme yarın açılacağımı söyledim. Tahmin edersiniz ki kıyamet koptu. Sonra annem bir yere gitti ve babamla konuştum. Tabii o da istemedi. Aslında şunu söyleyeyim, cesaret edemem sandılar. Biliyor musunuz, sanki akılları almadı. Açılmak ne demek? Söz konusu bile olamazdı. Ancak oldu. Ertesi sabah işyerine bacaklarım titreye titreye gittim. Çok kez o yolları geri döndüm hatta iş yerine geciktim. Ama sonra kendime şunu söyledim: “Dik dur, kendine güven. Eğer ki kendini güvenirsen ve kimseye konuşma hakkı vermezsen seni rahatsız edemezler.”. Bu içsel konuşma, hayatımda sahip olduğum en büyük başarı için bana yardımcı oldu. Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ettim. Tabii içimde kıyametler koptu; insanların bakışlarıyla, arkamdan konuşmalarıyla… Ama ne önemi var ki, ben bir savaş veriyordum hem de kazananı bendim.

O günden bugüne bu satırları yazarken içimde hâlâ öyle bir huzur ve mutluluk var ki… Aynalara bakmaya doyamıyorum. Daha özgüvenliyim. Bir dini temsil etmiyorum. Kimseye ibadet borcum yok. Kimsenin “Bu nasıl kapalı?” laflarını işitmiyorum. Benden sonra çok arkadaşım açıldı. Hepsiyle aynı şeyleri yaşadık. Bu satırları yazma sebebim ise şu… Arkadaşlar, eğer ki eminseniz ve istiyorsanız bu savaşı verin. Çünkü herkes her şeye alışıyor, emin olun. ‘Benim durumum farklı, ben yapamam’ kafasında olanlar var, eminim. Ben de onlardandım çünkü. Ama yapılıyor. Tabii ki hayatınız, canınız tehlikeye girmeyecekse… Vebal almak istemem. Ama inanın ki bir noktadan sonra her şey yoluna giriyor. Konu sadece baş açmak olmuyor, içsel bir yolculuk başlıyor. Bende öyle oldu. Diyorum ya, kendimle tanıştım. Ne çok renk varmış içimde… Bedeninle barıştım, bana ne çok şey yakışıyormuş. Bir de rüzgâr ne güzel okşuyormuş saçları…

(Görsel: Sergey Borisovich Manyushko)

Comments (4)

  1. O kadar istiyorum ki bu anlattıklarını yasamayi içimdeki renkleri fark etmeyi ben de güzelim diyerek ozguvenle dışarı çıkmayı aynalardan kacmamayi umarım benim renklerin sönmeden ben de bu yolculuğun kazanaani olurum rüzgar benim de saçlarımı okşar bir gün

  2. umarım bir gün başarırım ☹️

  3. ahh mektubun harika içim mutlulukla doldu. ben de okul açılmadan başaracağım. cesaret veren mektubun için çok teşekkürler.

  4. Merhaba, ben de açılmayı istiyorum ama inancım hala var. Sadece saçlarım rüzgara değsin özgürce giyineyim istiyorum. Ailem muhafazakar ama ben istedikten sonra beni kesinlikle anlarlar baskı da yapmazlar. 10 yıldır kapalıyım ve 27 yaşındayım. Ancak kalabalık ve güzel bir şirkette çalışıyorum. En çok açıldığım gün işe ilk gideceğim günü, insanlarla ilk göz göze geleceğim anı, arkamdan konuşulacakları hakkımda neler düşüneceklerini düşünüyorum. Beni tek durduran neredeyse sadece bu. Bunu nasıl aşabilirim?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.