Normal aile oyunlarına devam edilir, annemi elinden aldığım adamın önüne geçilip selam verilir.

Merhaba. Büyük tereddütler içerisinde başladığım bu yazının nereye kadar uzanacağı hakkında bir fikrim yok. Sadece anlatmak istedim. Çok canım sıkıldığında kâğıda bir şeyler karalarken ‘Biri bu dünyadan geçtiğimi, benim de burada olduğumu bilsin’ yazdığımı hatırlıyorum. Tek temennim bu. Ufak da olsa bir iz.

Buradaki çoğu yazının aksine benimki bir zorla kapatılma hikayesi değil fakat elbette karakterler benzer. Çünkü inanın, kafanızı yahut eteğinizi kapatsınlar, biraz daha iyi veya kötü olsunlar, hepsi aslında temelde aynı. İçlerindeki sökülmez pislik bizi de kirletiyor.

Benimki kendimi bildim bileli süren devamlı bir sözlü ve fiziksel şiddet hikayesi. Bunları okurken aklınızdan geçenleri duyabiliyorum. Ya polis ya bir çare, hem seneler de ne demek? Yine bunun cevabını kendi kendinize verdiğinizi de duyuyorum, bu ülkede bu işler böyle yürümüyor.

Beni küçüklüğümden beri deli eden şey de bu. Ailem sanırım üstünü örtme ve unutma hastalığına yakalanmış. Annem neden bu adamdan üç çocuk yaptı, en başta neden evlendiler ve kimse nasıl uyarmadı diye kafa patlatmaktan başım sızlar ne zaman bir kavga olsa. Üç gün sonra normal aile oyunlarına devam edilir, abimler hiçbir şey olmamış gibi gider gelir; eğer yaşanan rezilliği, edilen hakaretleri hatırlatacak bir mimik veya söz sarf edersem suçlu ben olurum ve annemi elinden aldığım adamın önüne geçilip selam verilir. Hep böyle süregeldi ve bağıra çağıra yüzüne pisliğin teki olduğunu söylemez ve katledilmezsem sanırım böyle de devam edecek.

Ne yazık ki kahraman ruhlu biri değilim. Zayıf mı doğdum, yoksa yaşadığım travmalar mı beni zayıflattı bilmiyorum ama parmağımı kımıldatamıyorum bile karşısında. Yüzüne zaten bakamıyorum. Sanki baksam tek bir göz ya da kanlar akan bir joker ağzıyla karşılaşacağım, öyle bir his. Evet, babam. Evet, kafamı yüzüne çeviremiyorum.

Bu evden kurtulacak mıyım yoksa korkaklığım ve çaresizliğin dibine batmış uyuşmuş zihnim, kendi sonumu mu getirecek, bilmiyorum. Ama eğer hani olur da kurtulursam arkama bakmadan koşacağım koşacağım ve derin bir nefes alacağım. Herkesin nefesini ensemde hissetmediğim, belki de en mükemmel, en temiz nefesim olacak o benim. Sonra bir araba yollatıp annemi alacağım ve elimizde uçak biletleri, kaybolacağız. Tutunarak yaşadığım sayılı şeylerden biri de bu hayal işte.

Size hayallere değil, yanınızdakilere sıkı sıkı tutunduğunuz bir hayat diliyorum. Şimdilik benden bu kadar.

(Görsel: Kushnir Veniamin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.