Uzun zamandır yaşadıklarım beni bencil olmam konusunda zorladı.

Merhabalar. Ben uzun uzun yaşam hikayemi anlatmaktansa daha çok içimi döküp zor durumda olanlara tavsiyeler vermek istiyorum. Ben de 6 yıldır zorla kapatılan bir kızım ve çoğunuz gibi zor zamanlar geçirdim. Ailem, kendileriyle kaç defa konuşsam bile asla anlayışla karşılayacak insanlar olmadılar. Tersine daha da baskıcı oldular. Tek istisna olarak annem, psikolojik sıkıntılarından yorulduğu için en sonunda bana bazı tavizler verdi ancak bundan babamın ya da başka kişilerin haberi yok. Kısacası ben bu zamana kadar şunu anladım: Aileniz de olsa herkes kendini düşünüyor.

Babam çok kişi tarafından sevilen ve saygı duyulan bir din hocası, imam. Tabii ki de kızının açılmasına izin vermeyecek. Çünkü bu onun adına bir lekedir. Annemin akrabaları da aynı şekilde çok dindardır. Açılırsam ona da kötü gözle bakarlar. Yani geri kalan her şey aslında bahane. Her şeyin sebebi ‘el alem ne der?’ korkusu. Peki biz bu korkuyla yaşamak zorunda mıyız? Ne yaparsak yapalım, ailemiz bu korkudan arınmayacak, bu bir gerçek. Hele anneniz ve babanız 35 yaşlarının üstündeyse işiniz daha da zor. Çünkü zaten onlar da baskıyla büyümüş ve buna alışmışlar; aynı şekilde sizin de baskıya alışacağınızı ve büyüdüğünüzde onlara teşekkür edeceğinizi sanıyorlar. Ama zaman değişiyor, bu bir gerçek ve zaman ilerledikçe nesillerin bireyselliği artıyor. Yani başkası için yaşamaktansa kendimiz için yaşıyoruz.

Anlayışsız aileleri olanlar için tavsiyem, ikili hayat yaşamaktır. Benim yaptığım bu. Zor ve riskli bir şey. Bazı yerlerde açığım, bazı yerlerde kapalı. Ama en azından bazı mekanlarda istediğim gibi olabilmek bana moral oluyor ve kendimi tanıyıp kendimi daha çok seviyorum. Aileme karşı ihanet ediyormuşum veya yalan söylüyormuşum gibi oluyor ki açıkçası öyle. Ama beni değil de el alemi düşünen ailemin fikirlerini ben de umursamam. Uzun zamandır yaşadıklarım beni bencil olmam konusunda zorladı ve artık ailemin benden beklediği hiçbir şeyi umursayamıyorum ve onlara zarar verecek olsam da kendi isteklerimi daha çok düşünüyorum. Sonuçta bu bizim hayatımız ve her zaman yanımızda olmayacaklar. Neden sırf bir süre baskılarını hoş görmek için zaman kaybedelim ki?

Böyle yapamayacaklar için, eğer ailelerinde bir ihtimal anlayışla karşılanma ihtimali varsa konuyu sürekli açıp diretmelerini tavsiye ederim. Belki kızacaklar, kavgalar çıkacak, küslükler olacak, ağlamalar olacak. Ama hayatınız için değmez mi? En azından elinizden geleni yapın ki içiniz bu konuda rahat olsun.

Unutmayın, kimse için hayatınızı yönlendirmenize gerek yok. Gelecek sizin geleceğiniz. Bir yerden sonra en yakınınız bile yanınızda kalmayacak. Kimse sizin mutluluğunuzu düşünmeyecek. Kendi başınıza kalacaksınız. En azından yıllar sonra geçmişe baktığınızda “Güzel bir hayat yaşadım, eğlendim, sevdim, değer verdim” diyebilin. Size bir soru soracağım ve lütfen dürüstçe cevap verin. Bir şansınız olsaydı tekrar çocukluk yıllarınıza dönmek ister miydiniz? İlkokul-ortaokul yılları gibi… Bu soruya “Hayır” dediyseniz maalesef kötü bir çocukluk geçirmişsiniz demektir. Normalde çocukluk, bir insanın hayal gücünün ve mutluluğunun en zirvede olduğu yıllardır ama siz o zaman bile mutluluğu bulamamışsanız gerçekten zorlanmışsınız demektir. Eğer durum böyleyse en azından geleceğinizi kurtarmaya çabalayın. Umarım bu sayfadaki her yazar ve okuyucu yıllar sonra aradığı mutluluğu bulur. Hepinize yolunuzda başarılar diliyorum.

(Görsel: Domenico Guerello)

Comments (7)

  1. Benim de babam imam ve ben de ikili hayat yasiyorum.fakat o kadar biktim ki artik kendimden iyice uzaklastim bu yalanlar yuzunden.deger mi ya diye dusunuyorum sadece. Ailemle ayni ortamda olmak bile istemiyorum artik

  2. Hayatımızın benzerliği beni çok etkiledi. Benim de babam bir imam ve hayatım boyunca babamın mesleğiyle anıldım. Daha ilkokuldayken sadece bileklerimin göründüğü bir kapri giydiğim için dedem yaşında bir adam beni babama şikayet etti. “Senin gibi bir adama böyle bir kız yakışıyor mu?” diye. O gün çocukluğum bitti.
    Her zaman, her ortamda aynı baskılara maruz kaldım. Kapalıyken bile kıyafetim, davranışlarım mevzu oldu. Maalesef ne yaparsak yapalım kimseyi memnun edemiyoruz. O yüzden yazın çok değerli. Umarım bizim gibi bu zorluklarla mücadele etmek zorunda kalanlara ilham olur <3

  3. Belki de aileleriniz sadece sizi, ebedi hayattaki durumunuzu düşünüyordur. Onlar öyle düşünmüyorsa siz kendiniz için aynı şeyi düşünün bi.

  4. Sadece kendin içşn yaşama arzusunu Bi düşünsen.. Gerçekten doğru olan bu mu… Nefsimiz ne diyorsa canım ne istiyorsa yaparım düşüncesi doğru mu… O zaman hırsızlar da katiller de haklı…. Adam öldürmeyi canım istedi diyecek… Kuralsız bir hayat var mı…. Keşke bunu anlayabilsek… Kaldı ki helal daire keyfe kafidir…. Arkadaşlarınla toplan saçını istediğin renge boya istediğin kıyafeti giy. Kşm ne der sana helal dairede….. Ah canım kızlar…. Nedir bu ezik hissetmeleriniz….Keşke ayetleri güzelce okusak inanıyorsanız üstün olan sizsiniz ayetini içselleştirsek….. İman en büyük gücümüz… İmanımız iddiamız ve ispatımız yaşamımız….. Araştırıp öğrenelim… Anne babadan değil doğru kaynaklardan.. Kuran ve sünnetten… Canım kızlar…. Lütfen kendiniz için bunu yapın… Neyi niçin yapmanız gerektiğini kaynaklardan öğrenin… Ve unutmayın….. Tek hakikat ölüm…. Biz insanlar hergün biraz daha yaklaşıyoruz ölüme… Bu hakikati düşünün…. Ya hislerin yanlışsa düşünsene.. Nefsinizi tanrılaştırmayın…. Güzel kızlarım sizi bu psikolojiye kşm sürüklüyor bakın….anne babanızı eleştirdiğiniz şey…. Çevre…. Onlar arasında Varolmak istiyorsunuz… Gerçekten kendiniz içşn mi… Evinizde yapın ozaman tüm istediklerinizi…. Düşünelim kızlar düşünelim….

  5. bana instagramdan ulaşabilirmisin lütfen
    insta: @iam.ceycey

  6. Merhabalar . Yorum yazan herkesle hikayelerimiz benzer. Babam imam ve 14 yaşında tamamen isteğim dışında kapatıldım. Zorla imam hatipe yazdırıldım. Yaşım küçük olduğu için baş kaldırma gücünü kendimde bulamadım. Süslenmeyi seven, takıp takıştıran küçük bir çocukken bile hep göze battım. Bir gün bile dilediğim gibi yaşayamadım. “Sen hoca kızısın kapanacaksın “ dendi. Allah’ın emirleri sevdirilmedi, anlatılmadı. Sen kapanmazsan hesabını bize soracaklar dendi. Anne baba olarak farzlar doğrular öğretilip tercihime bırakılmadı, ki olması gereken bu aslında. Sen bana öğret, ben allaha hesabını veririm… herneyse. Tam 16 yıl istemediğim şekilde, gerçek benden tamamen uzak yaşadım. Örtüyü her başıma taktığımda aileme içimden isyan ettim. Tövbe haşa beni böyle bir ailede dünyaya getirdiği için allaha isyan ettim.. şuan 33 yaşında 2 çocuk annesi bir kadınım. Daha fazla içimden hiç gelmeyen, Allah rızası için değil de aile-toplum baskısı tarafından tesettürlü biri olarak yaşamak istemedim. Yıllarca kendimde bulamadığım cesareti buldum. Başörtümü çıkardım, aileme de, yıllar önce bana duymadığınız saygıyı şimdi duymak zorundasınız, ben artık başörtülü değilim dedim. Çok kızdılar, ama alıştılar. Kabullendiler. Kimin ne düşündüğü zerre kadar umrumda değil. Gözlerimin içi gülüyor. Hayatımda ilk kez kendim oldum. Hakkını veremediğim örtünün vebalinden korktum. Allah rızası için örtünen herkese saygım var, helal olsun. Çok mutluyum. Yaşadığım buhran bütün enerjimi, mutluluğumu alıp götürmüştü benden. Özüme döndüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.