Şu zamana kadar her şeyi annem için yaptım. Hep onun mutluluğunu düşündüm ama artık kendimi de düşünmeliyim.

Merhaba. Ben 15 yaşında, aslında kendi isteğiyle kapanmış, şu anda da açılmak isteyen bir kızım. Evet, başlarda her şey çok güzeldi, tam annemin istediği gibi giyiniyordum ve onun istediği gibi davranıyordum. Daha 12 yaşında kapanmıştım ve kursa gidiyordum. Hiç erkek arkadaşım yoktu ve herkes kapının önüne oynamaya çıkarken ben çıkamazdım. Ailem çıkma demezdi ama ben diğerleri gibi özgürce koşup oynayamadığım ve rahat hissetmediğim için çıkmazdım hiç.

Bir keresinde çıkmıştım ve başörtüm koşarken rüzgârdan uçuyordu; onu tutmaya çalışıyordum bir yandan. Rahatça oyun bile oynayamıyordum yani. Annem boynum açık diye diğer arkadaşlarımın yanında bağırıp eve sokmuştu. O günden sonra da bir daha çıkmadım. Asla çocukluğumu yaşayamadım.

Neyse, bu şekilde uzun bir süre geçti ve ortaokulum bitti. İmam Hatip’te okumuştum ve lisede anadolu lisesine gitmek istedim. Çok fazla sorun yapmadılar ve istediğim liseye başladım ama okula gittiğimde kendimi çok kötü hissetmeye başlamıştım. Sanki bu aynada gördüğüm kişi ben değilmişim gibi… Açılmak istediğime karar verdim zaten.

Annemin psikolojik baskısı yüzünden kapanmıştım ve asla bunun önemli bir şey olduğunu, sevabını vs. düşünmüyordum. Tek düşündüğüm annemin mutlu olması ve ailemin beni sevmesiydi. Başka bir şansım olduğunu düşünmüyordum, etrafımda da liseye gidene kadar açık hiçbir insan yoktu. Ben anlamını bilmesem de “Herkes böyle, demek ki doğrusu bu, başka türlüsü olamaz.” diye düşünüyordum.

Ama liseye geçince, yani bu sene anladım her şeyi. Özgür olabileceğimizi, kendi istediğimiz gibi davranmanın normal olduğunu daha yeni öğrendim.

Açılmak istediğimi ilk önce anneme anlattım. Böyle bir şeyin asla olmayacağını, hemen bunu unutmam gerektiğini söyledi. Ben de bir süre bu konuyu açmadım. Korkmuştum ama ne yapacağımı da bilmiyordum. Birkaç ay bu istekten kendimi vazgeçirmeye çalıştım ama olmadı. Tekrardan annemle konuşmaya karar verdim; belki bu sefer anlar diye.

Ne kadar zorlandığımı, benim için hiçbir anlamı olmadığını söyledim ama çok fazla karşı çıktı. Annem, abime ve babama anlattı ve abim “Seni dövmedik, ondan böyle oldun.” “Okuldan alacağız seni.” “Tam bir şeytana benziyorsun.” gibi şeyler söyledi. Çok ağladım. Kararımı kesin verdim, açılmak istediğime eminim ama nasıl ikna edeceğim, bilmiyorum. Evde her gün bunun kavgası oluyor, her gün ağlıyorum. Annem “Ben varken böyle bir şey yapamazsın. İzin vermem, hakkımı da helal etmem.” diyor. Ama zaten şu zamana kadar her şeyi annem için yaptım. Hep onun mutluluğunu düşündüm ama artık kendimi de düşünmeliyim.

Böyle kendimi iki yüzlü gibi hissediyorum. Allah’a inanıyorum, Müslümanım ama bunu yapamıyorum. Ben de böyle olmasını istemezdim ama bu şekilde de bir sevabı kalmadı zaten artık. Allah için değil, ailem için takıyorum başörtüsünü. Allah rızası için takmamız gerekir ama bunu asla anlamıyorlar.

Sanki evdeki herkese cennete gireceği müjdelenmiş; ben cehennemlikmişim gibi beni doğru yola sokmaya ve her şeyi dört dörtlük yapmaya zorluyorlar. Bırakın da ben içimden gelerek yapayım. Aslında Allah’a ve dinime bağlı bir insanım ama böyle yaparak beni dinden soğuttular.

Şimdi hâlâ savaş veriyorum. Lise hayatımı kendi istediğim gibi yaşamak, özgür ve mutlu olmak istiyorum. Umarım yapabilirim. Ben de özgürlüğüme kavuşup istediğim gibi bir insan olabilirim. Her ne kadar zor olsa da hâlâ umudum var; başarabiliriz. Başardığımda tekrar buraya yazacağım inşallah. Umudunuzu kaybetmeyin, gerekirse her gün mücadele edin ama pes etmeyin. Herkes kendi hayatını istediği gibi yaşamayı hak ediyor, ben de başaracağım bir gün.

(Görsel: Alan Feltus)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.