Annem döve döve Kur’an ezberi yaptırtıtıyordu

Ben H.,
12 yaşındayım ve 5. sınıftan beri kapalıyım. İlkokulu din düşmanı bir kolejde okutup ortaokulu imam hatipe gönderen bir ailem var. 5. sınıfta ailemin isteği üzerine onları kırmamak üzerine hafızlık yapmaya karar verdim (Kur’an’ı baştan sona ezberlemek…) Zorluklarından hiç bahsetmediler ve ilkokulda ailem ile aram çok iyiydi onları kırmamak için başladım hafızlığa. 5. sınıfta müzik resim beden gibi eğlence dersleri yoktu. Her gün en az 3 ders Kur’an vardı. Okulun 2. veya 3. haftasında annem beni okula artık kapalı göndermeye başladı. Ne de olsa Kur’an okurken kapatıyorsun zaten, falan dedi. Tamam, dedim. 5. sınıf böyle geçti.

Bazı günler açılmak istediğimde izin vermedi, ama kapalı değildim. Dışarı bile kapalı çıkarmaya başladı, ama güya kendince beni kapalılığa alıştırıyor. Bu şekil devam etti. 6. sınıfın sonlarına doğru 230 küsür sayfa Kur’an ezberleyerek daha dayanamayıp bıraktım. Bu bırakmaya ikna etme sürecim 8 ay sürdü. Artık intihar etmeye başlayacak hale geldim. Üzerimdeki baskı asla kaldıramayacağım türdendi. İçime kapandım, annem döve döve ezber yaptırtıtıyordu. Kur’an kursundaki arkadaşlarım tarafından zorbalık görüyordum. Artık ailem benim ailem olduğunu unutmuştu. Ezberimi tam yapmadığımda sabaha kadar beni uyutmadığını ve döve döve ezber yaptırmaya çalıştığını hatırlıyorum. Kur’an görünce direkt ağlamaya başlıyordum. Kur’an’dan iğrenmiştim resmen. Her şeyin sonunda bir şekilde ikna ettim. Artık annemle aramız hiç iyi değildi. Babam yurt dışında çalışıyor ve onunla da pek görüşemiyorum.

Hayatım berbat giderken eve bir kedi aldık. O benim hayatım haline geldi. Zaten asosyal aile sorunları olan biriyim, tek dostum oldu. Daha önceden 1 kedimiz vardı zaten benle yaşıt, ama o büyük ablamda kalıyordu. (Adı x diyelim.) Ablam da başka bir evde kalıyordu, ama arada bize geliyordu. X ablamla aramız kötüydü, ben daha çok küçükken evlendi ayrıldı vs. Ama kedisiyle inanılmaz samimiydik, ama şöyle ki… Ablamla sizli bizli konuşacak haldeydim. Birbirimizi zerre tanımıyorduk. Neyse X ablam ev arkadaşıyla kavga ettikten sonra 7. sınıfımın başlarında evin üst katında kalmaya geldi. 1 hafta sonra evde yangın çıktı ve 2 kedide öldü. 2 yaşama sebebim de öldü ve Allah’a isyan etmeye başladım. Açılmak istedim, ama konuşmadım. Kendi kendime başıma bir şapka atıyordum, ama saçımın her yeri ortada.

Ev yanmış kül olmu,ş arabalarda yatıyoruz. Sonra babam geldi falan. Açılma konusu ve ailemle asıl kavgam o zaman başladı. Başörtü bana aşırı bir yük geldi güzellik açısından değil. Allah’a çok kızmıştım. Yine de bu yüke dayandım. Sonra yeni bir eve taşındık ve bir kedi daha aldık. Ablam dayanamadı, düşünsenize 13 yıllık kediniz öldü. Tam bir travma sebebi. Bir kedi daha aldık. Ölen kedimizin tıpkısının aynısı, ama bir bebek kedi. Her acımı paylaştığım, her sorunumu çözdüğüm, yaralarımı saran bir arkadaş. Her aynaya baktığımda kendimi obez veya çirkin bir domuz gibi görüyordum, ama kedime sarılıp kendime yediriyorum. Ailemi üzmemek için, ama 7. sınıfta sürekli bir açıl kapan olayları oldu. Yaklaşık 13-24 kere açılıp kapandım. Okulda adım çıktı, ama nefsimi kendime yedirmeye çalışıyordum. Aynada kendimi bok parçası gibi görsem de dayanıyordum, ama dayanamıyordum. 46 kiloyken 42’ye, 40’a kadar düştüm ve benim boyum 1.69. Her şeye rağmen yine dayandım. Bir gün kedimi sanki son kez görecekmiş gibi ağlayıp kocaman sarıldım. Ateşim çıktı, uyudum. Evde ablam kediyi arıyor, ama kedi yok. Normalde çekmecede falan çıkardı, ama tedirgin oldum ve olmayan halimle kalktım. Her yerde arıyorum yok. Cama baktığımda yerdeydi. 10. kattayız ve aşağı atlamış. Her cam açıktı. Kimse umursamamış bunu yazarken bile ağlıyorum. Aileme güvenip yatmıştım. Her şeyim öldü. Yaşam sebebim kalmadı. Sabah kalkmak için sebebim kalmadı. Sabah beni yalayarak kaldıran bir kedim kalmadı. Artık bana ne Allah’tan diyerek attım başörtümü yere. Daha gönlüm el vermedi. Hayatım berbat gidiyor ve ailem bunu fark etmiş halde değil.

En son açılmamın üzerinden bir buçuk ay geçti ve annemle o zamandan beri hiç ama hiç konuşmadık. O benim annem değil, ben de onun çocuğu değilim. Açılacağım, dediğimde beni ocağa götürüp cehenneme şimdiden hazırlık yaptırayım deyip kolumu yakmaya çalışan bir annem vardı. Saçını kazıyacağım senin, sonra nah açılırsın, diyen bir annem vardı. Her ota boka beddua eden bir annem vardı. En son bedduasında cuma günü bir şey demek istemiyorum, dedi. Ben de, “Daha neyime beddua edeceksin anne? Hiçbir şeyim kalmadı.” dedim. Bir kedim var, ona mı beddua edeceksin? Hadi etsene dedim. Bir şey demedi. Nefret ediyorum her şeyden ve hala kapalıyım, artık ne bir isteğim ne başka bir şeyim kalmış. Ölmek bile istemiyorum. Ölünce kaçabilsem keşke, ne kadar inkar etsem de Müslüman’ım. Hem bu dünyam hem öbür dünyam cehennem. Kendimi açıklamaya çalışıyorum, ama yapamıyorum. elimden geldiğince yazdım umarım anlamışsınızdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir