Başörtülü olma düşüncesi sizin ve çevreniz tarafından sürekli empoze edilen bir olgu

Merhaba,

Bugün ben de biraz farklı, ancak çokça kişinin de bu durumda olduğunu bildiğim için yazmak istedim. Ailesi orta-muhafazakar olanlar bilir, kapalı olma düşüncesi küçüklükten beri size yerleştirilir. Ailem normal seviyede dini inançları olan bir aile. Yazları Kur’an eğitimi alıp, camilere giderdim. Bunları kendi isteğimle de yapardım. Zaten sorun burası da değil.

Başörtülü olma düşüncesi sizin ve çevreniz tarafından sürekli empoze edilen bir olgu. Başörtüsü taktığınızda o kadar övgü ile karşılaşırsınız ki, gerçekten güzel olduğunuza inanırsınız. Benim de küçüklüğüm çok da baskı olmasa da ileride kapanacağım yönündeydi. İlkokulda oldukça seküler bir kesim ile okuduğum ve böyle bir çevrem olmadığı için kapalılık bende hiç bir zaman yer edemedi. Bu tarz ailesi olanlar bilir, liseye geçmek bir sınırdır. Yine aynı şekilde ilkokuluma benzer seküler kesimi içeren bir anadolu lisesini kazandım. Tabii bu geçiş sürecinde artık günlük normalimde giydiğim kıyafetler bütün ev halkını rahatsız etmeye başlamıştı.

Etek zaten yasaktı. Bir cm bileklerimin görünmesi annemi çıldırtırdı, artık bol pantolon üzerine bol gömlekler giymeliydim. Evden çıkarken kontrol edilirdim.
Okula giderken ise etek zorunlu olduğu için kalın bir çorap giymem zorunluydu. tabi ki sıcak havada absürt durması ve yarattığı utancı tahmin edebilirsiniz. Lise ve üniversite hayatım sayısız örneklerle geçti:

*Benden küçük kardeşim ‘ne zaman kapanıyorsun, artık kapan’ deme yetkisini kendisinde bulurdu.
*Sadece evde giydiğim crop bir tişört bile annemi çileden çıkarır, midesi bulandığını söylerdi ve üstümden çıkarttırana kadar uğraşırdı.
*Sürdüğüm kırmızı oje annem tarafından rahatlıkla “Orospu gibi olmuşsun.” denmesine sebep olabilirdi.
*Üniversiteye geçerken aldığım ilk makyaj malzemelerim (sadece göz kalemi ve bir rimeldi oysaki) abim tarafından paramparça edilip makyaj yapmamın yasaklanmasını, gizli gizli evden çıkmak ruhumu parçalayan şeylerden sadece bir tanesi.
*Spora gitmek istemek artık Allah’a havale edilecek bir durumdu. Erkeklerin içinde oramı buramı sergileyeceğim bir yerdi annem için. Uzun bir süre çok sevdiğim spor hayallerimden de vazgeçtim.

Bunları sadece aslında modern görünen, ancak içinde neler yaşadığını bilmediğiniz insanlara ilham vermesi açısından paylaşıyorum. Biliyorum, çok kişi var böyle. Çok iyi şirketlerde, okullarda liselerde…
İnsanı yavaş yavaş bitiren bu baskıların son bulması dileği ile.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir