Beni dinden annem soğuttu.

Selam. Bu boş satırlara, kendi içimi ve yaşadıklarımı biraz dökmek istiyorum. Daha 5. sınıftayken İmam Hatip ortaokuluna gönderildim, zorla. Din ile içli dışlıydım. Dinime çok bağlı bir insandım çocukken. Dinime bağlı olmamın sebebi ise korkuydu. Çocukken günahsız bir şekilde ölmek isterdim. Hatalarımın cezasını çekmek istemedim. Başım açıktı, cehennemde bir saç teline bin yıl yanmayı istemedim. 32 kişilik sınıfta bir ben ve arkadaşım açıktık.

Dindar bir ailede büyüdüm. Ablam, annem, akrabalarım ve arkadaşlarımın neredeyse çoğunluğu kapalıydı. Kapanmak istedim, özendim, herkes kapanmak zorundaymış gibi gördüm. 8. sınıfta da kapandım. Her şey çok normal gidiyordu ve farklı hissediyordum. Çevremin, ben kapandığım için sevinip mutlu olması hoşuma gitmedi değil. Yaşım ilerledi ve ben bu bedene, bu görünüşe ait olduğumu hissetmemeye başladım. Genellikle çoğu türbanlı kızdan, kadından çok daha farklı bir düşünce yapım oldu; hal ve hareketlerim, konuşma tarzım, düşünce biçimim…

Lise 2 oldu. Kendimi açıkken daha özgür, daha mutlu hissediyordum. Açılmak istiyordum. Aileme nasıl açıklayacağımı, tepkilerinin ne olacağını bilmiyordum. Korktum. Konusunu açtım alttan bir şekilde. Kızdılar, bağırdılar. “Asla böyle bir şey yaşanmayacak” dediler. Herhangi bir şey, en ufak bir şey; benim günlerce ciğerim çıkana kadar ağlamama, üzülmeme, hatta insanların düşünce yapısı yüzünden intihar etme düşüncesine kapılmama gerçekten sebep olabilir miydi? Evet, olabilirdi ve oldu.

Bir sabah uyandım okula hazırlanmak üzere. Açık bir şekilde hazırlandım. Babam neden başörtümü yapmadığımı sordu. İstemediğimi belirttim. “Biz senin her zaman arkandayız, sana desteğiz. Bu senin hayatın ve biz karışamayız, sadece korumalıyız” dedi ve başörtümü yanıma almamı, pişman olursam geri kapanabileceğimi söyledi. Aldım ve açık bir şekilde çıktım. Annem ise sustu, kin ve nefret doluydu. Okulda her şey normal gelişti. Eve geldim, oturdum. Annem yarım saat sonra yanıma geldi. Bana “Başkalarına kendini beğendirmek, or*spu olmak için mi bunu yapıyorsun?” dedikten sonra yüzüme tükürdü. Belki şu an okuduğunuzda bunu normal görüyorsunuz fakat insanın öz annesinden destek görmemesi o kadar kötü ki…

Ertesi gün açık hazırlandım, üzerime geldi annem. Başörtümü yapmamı ve bizim böyle bir aile olmadığımızı dile getirdi. “Üstelik akrabalar laf atarsa seni asla savunmayacağım, ne yaparsan yap” cümlesini kurdu. Ben daha fazla bu baskıyı kaldıramayıp geri kapandım. Zorla. Her gün beş vakit namazımı kılan birisiyken, şu an dinimde yerine getirdiğim tek şey kapalı olmam. Beni dinden annem soğuttu.

Şu an 18 yaşındayım, içimde hala aynı hisler var. En kısa zamanda başımı dik tutmayı, nasıl mutluysam hayatımı o şekilde sürdürmeyi, kimsenin baskısı altında kalmamayı diliyorum. Umarım sen de başarırsın ve her şey dilediğin gibi olur.

(Görsel: Leon Spilliaert)

Comments (2)

  1. yaşadıkların çok zor evet bir annenin çocuğuna destek olmaması çok kötü bir durum.Babanla konuşup annenin yaptıklarını söyleyebilirsin babalar kızlarına kıyamazlar.Ona içinden geçenleri anlat ve babana annenle konuşup onu ikna etmesini söyle umarım hep mutlu olursun ❤️

  2. asla anlamayacaklar benim hikayemde çok uzun dilerim bir gün yazabilirim 🙁 ve ben artk ben olmak istiyorum olmak istediğim kiş olmak istiyorum açılınca daha kötü veye o.. pu olmayacağım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir