Bize, aile ne derse yapmayı öğretmişlerdi ama ben ailemden yalnızca korkuyordum.

Merhaba, ana sayfama düşen son hikâyede profilinizi tekrar inceledim ve neden yazmayım ki diye düşündüm. Aslında yazacağım hiç aklıma gelmezdi fakat benim de bir hikayem var ve anlatabileceğim kimse yok, o yüzden buraya yazıyorum.

Bu platforma yazan çoğu kişi gibi benim de fazlasıyla dindar ve yobaz bir ailem var. 15 yaşında 10. sınıf öğrencisiyim. Ortaokulu İmam Hatip’te okuduktan sonra liseye başlamadan önce yaz döneminde Süleymancıların kursuna gittim. Aslında gitmezdim ama evden kurtulabilmek için gitmiştim, beni o zamanlar da çok sıkıyorlardı ve aslında benim tek çarem oydu… Gitmez olaydım, döndükten sonra çok değiştim. İnsanın beynini yıkıyorlar. Ben geldiğimde artık onlar gibiydim, erkeklerle konuşmaya bile utanıyordum. Aile ne derse yapmayı öğretmişlerdi bize. Ama ben ailemden yalnızca korkuyordum, itaat de bu yüzden doğmaz mı zaten? Oysaki ben sevgiden birbirimize karşı saygı doğması için neler vermezdim… İmam Hatip desen, zaten anlatmaya bile gerek yok.

Ben 9. sınıfta dini savunan ve onlara benzeyen biriyken covid-19 döneminde çok değiştim, kendime vakit ayırdım ve en önemlisi de düşündüm, sorguladım. Namus bize hep kadın bedeni üzerinden dayatılıyor ama ne sapıklıklar yapan erkeklere ‘elinin kiri’ denen bir toplumda yaşıyoruz. Tırnaklarımı onlar gibi kesmediğim için tırnaklarımı her gördüklerinde kestiriyorlar ve bugün de bu sebeple azar yediğim günlerden biri. Bu mektup bittikten sonra törpülediğim güzel tırnaklarımı kesmeye gideceğim… Sadece tırnağa kızıyorlar dedim çünkü ojenin adı bile geçmez bizim evde. Makyaj yaptığım için kaç kere azar işittim, üstelik belli olmasın diye o kadar çabalarken. En ufak bir rimele bile kızıyor babam ile annem.

Ben 7. sınıfın 2. dönemi kapandım, sözde kendi isteğimle… Ama bir çocuk ne kadar doğru karar verebilir? ‘Kapanmasın’ demedi kimse, aferin diye aldığım övgü dolu sözler boyamıştı gözümü… Sosyal medyada sırf bir bez parçası yüzünden birilerinin çıkıp da bana ‘Sümeyye’ demesi çok ağrıma gidiyor, ben Müslüman bile değilken. Açılmak istiyorum ama cesaretim yok, benim özgüvenimi çoktan öldürdüler. Eskiden babama sesim bile çıkmazdı, artık kendimi her ne kadar savunsam da işine gelmediği bir şey olunca öyle bir susturuyorlar ki… Ama ben artık eskisi gibi her şeye kanan kız değilim, benim kendi doğrularım var ve 2 yıl sonra üniversiteyi kazanıp kendi ayaklarım üzerinde durmaya başladığımda mücadelemin yarısını tamamlamış olacağım. Buraya yazan ve amacına ulaşan bütün yoldaşlarım için gurur duydum, umarım birileri de benim için bu cümleyi kurduğunda çok geç olmuş olmaz. Şimdilik bu kadar, tırnaklarımı kesme vakti.

(Görsel: Guim Tió Zarraluki)

Comment (1)

  1. Benim ailemde böyle imam hatipte kafamı yıkadıkları için kqpanmıştım şimdi her gün tırnaklarını kes o yok bu yok sürekli baskı görüyorum ve dayak yiyorum ama basaricaz inaniyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.