Senelerce hayalini kurduğum şeye ulaşınca sanki büyüsü ellerimden kaçmıştı.

Dün senelerdir hayalini kurduğum şeyi yaptım. Anlık bir cesaretti, hani “Bunu ya şimdi yaparım ya da hiç yapamam” dermiş gibi… Dışarı açık çıktım. Kimseye haber vermeden. Saçlarım bakımsız ve biraz yağlıydı ama umursamadım. Rüzgârın saçlarımı nasıl havalandırdığını görünce başlarda kalbim yerinden çıkacak gibi hissettim. Ancak sonraları geçtiğim yerlerden yansımamı görünce… Her şey garip hissettirdi. Sanki sokakta yürüyen o kız ben değildim, sanki bir başkasıydı, bir şeyler eksikti. Kendimi eksik hissettim.

Tam tamına 10 senedir kapalıydım, 11 yaşında yatılı Kur’an kursuna gittikten sonra etkilenip kapanmak istedim, ailem de karşı çıkmadı tabii… Annemle 3 senedir kapanma-açılma mevzusunu konuşuruz, ilk söylediğimde tepkisi çok fazla oldu; her şey için geç kaldığımı, artık koca kız olduğumu, insanların ne düşüneceğini, benim iyice dinden çıktığımı, olmayacağını… Babam ise “Ne yaparsa yapsın ama artık eve gelemez” demişti.

Aradan 2 sene geçti. Bir öyle bir böyle bu düşünceler beni yokladı, artık boğulacağımı hissediyordum. Hayalini kurduğum en basit ve ufak şeye bile kapalı halimi koyamıyordum, sanki hak etmiyormuşum gibi ya da hayalimde bile eğreti duruyormuşum gibi hissediyordum. Dün yine annemle konuştum ve şaşırtıcı bir şekilde destekleyici davrandı. Ondan aldığım cesaret ile bugün kimseye haber vermeden dışarı çıkmak, kendimi denemek istedim. Hatta kuaföre gittim, saçlarımı kestirdim, fön çektirdim. Ancak buna rağmen kendimi garip hissetmekten bir türlü alıkoyamadım. Kıyafetlerim sanki başörtü olmadan garip duruyor, bir şeyler eksikmiş gibi hissediyordum. Evet, güzel hissetmek için açılmak istemiyordum ama yine de bu kadar çirkin hissetmem normal miydi? Senelerce hayalini kurduğum şeye ulaşınca sanki büyüsü ellerimden kaçmıştı. Belki de içten içe vicdan azabı çekiyordum. Bilmiyorum. Beden algım, saçlarım. Hepsi o kadar çirkin, o kadar olmaması gerektiği gibi gözükmüştü ki… 11 senedir olan bir alışkanlığı bir günde bırakmak kolay değil, biliyorum. Babam daha bilmiyor, arkadaşlarım da görmediler. Bir yandan içim ya şimdi yaparsın ya da hiç diyor çünkü 1 ay sonra üniversiteden mezun oluyorum. Belki de konfor alanımdan çıktığım için kendimi bu kadar diken üstünde hissediyorumdur. Bir şeyi bu kadar istememe rağmen neden hâlâ kendimi garip, çirkin hissediyorum? Böyle deneyimleri olanlar varsa yazabilirler mi? Panik atak geçirme derecesinde boğulma hissi normal mi? Buna devam etmeli miyim, yoksa vazgeçmeli miyim?

(Görsel: Antonella Lucarella Masetti)

Comments (3)

  1. Merhaba, benzer durumu bende yaşadım. Bazen tek bi konuyu o kadar büyütüyoruz ki gerçekleşince, bu muydu bu kadar mıydı gibi düşünceler oluyor. Bu başörtüsü durumu da öyle aslında. Başka problemlerin tetikleyicisi olabilir. Psikolojik Destek alabilirsen çok iyi olur. Bende almayı düşünüyorum. Açtığım gün, okey güzel ama herşey düzelmedi, diğer sorunlar aynı yerde duruyor, oldu benim için de. Arada açıyorum bende. Tamamen açılmadım. Onu da gerçekleştireceğim. Bazen son damla örtü oluyor, başka sorunları da çözmek lazım kişisel fikrim.

  2. Yıllardır görünmesin diye gayri ihtiyari dikkat ettiğin saçlarını, boynunu bir anda kendi haline bırakmak kolay olmayacak. Örtünme ya da açılmanın keskin sınırları yok, olmamalı. Belki önce bir şapka ya da fularla daha rahat edeceksin, arada çıkaracak ya da kaydığında düzeltmekten vazgeçeceksin, kas hafızan yenilenenecek zaman içinde. Öte yandan kendini güzel ya da doğru hissettiren kalıpların yokluğunda evet, kendini güzel ya da doğru hissedemeyeceksin, korkma, bu çirkinlik değil. Yanlışlık değil. Kendinle tanış, yeniden, ve o anın içinde kalmaya çalış. Korku ya da pişmanlık hep geçmişe, geleceğe dönük şeyler, yaşadığın anda ise sadece yeniliğin heyecanı var. İstersen 70 defa daha kapanıp açılabilirsin, istersen sadece canın istediğinde örtünebilirsin, o artık senin bir parçan değilse de istediğin zaman aksesuarın, kamuflajın olabilir. Sen, sensin, hep sendin, her şekilde de sen olacaksın. Bunu göremeyen veya görmek istemeyen çok kişi olacak, umurunda olmasın, yeter ki sen farkında ol.

  3. kapanıp açılmak bir kereye mahsus olmak zorunda değil. ben de bi anda kimseye haber vermeden bir günümü öyle geçirdim ve kendimi çirkin hissetmedim belki ama sanki sıradan bi günümmüş gibi yaşamıştım. ama yine de zamanla rahat olduğum halimin o olduğunu anladım. ilk zamanlar garip gelir, ya görülürsem korkusu falan olur. ama bence en iyisi zamanla önce bandana takmak falan. yavaş yavaş alışıyor insan. diyelim açık olmanın sana göre olmadığını, aslında kapalı bi şekilde mutlu olduğunu fark ettin. o zaman yine kapanırsın ve istediğin hayatı yaşarsın. en azından gerçekten neyi istediğini keşfetmelisin. ”keşke” lerle yaşamak hoş değil o yüzden fırsatın varken her şeyi denemelisin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.