Benim hikayem, ben 10 yaşındayken okullarda başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla başladı.

Aslında nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Benim hikayem, ben 10 yaşındayken okullarda başörtüsü yasağının kaldırılması sonucuyla başladı. Ailemde ve akrabalarımda tek bir açık kişinin olmayışı ve kuzenimin de kapanmasıyla daha küçücük bir çocukken ben de kapandım. Dönüp bakınca olayın sadece bundan ibaret olmadığını anlayabiliyorum aslında. Çocuğunu her yaz camilere gönderen, sözde dindar bir ailede büyüdüm. Başıma bir şey taktığımda sürekli “Baban böyle seni daha çok seviyor” denildi, sürekli bir şeyler enjekte edildi. Bedenimi kapatmam gerektiği, saçlarımı göstermezsem herkesin benden daha çok hoşlanacağı gibi… 10 yaşımda bu şekilde kapandım, daha ne olduğunu bilmeyerek.

Şimdi ise 17 yaşında bir lise öğrencisiyim ve dini düşüncelerim günden güne değişiyor. Dini ele almadan dahi başörtüsü hakkındaki düşüncelerim değişiyor. Etrafımdaki neredeyse bütün arkadaşlarım açık ve insanların anne ve babalarının evlatlarını saçları açık bir şekilde sevebiliyor olmaları canımı acıtıyor açıkçası. Dün açılmak istediğimi ve seneler boyunca bunu düşündüğümü ama onlardan çekindiğim için söyleyemediğimi anneme anlattım. Okuduğum çoğu yazıdaki kadınların aksine bana gayet medeni bir tepki verdi, “Açmak istiyorsan benim için hiçbir problem yok ama babanı biliyorsun” dedi. Babam izin vermediği sürece annem ne kadar arkamda olursa olsun bir şeyleri başaramayacağımı biliyorum. Fakat babamın izin vermeyeceğinin, belki de beni okuldan almaya çalışacağının da farkındayım. Yazın ortalarına doğru babamla konuşup içimi dökeceğim, o zamana kadar hepinize mutlu günler diliyorum.

(Görsel: Giovanni Dalessi)

Comments (7)

  1. lutfen babanin tepkisi yazar misin cunku benimde durumum ayni. gecen yil acilmak istedim bende ama asla izin vermediler. hala istiyorum, annem gecen yil baban izin verirse acilirsin demisti, o an cok mutlu olmustum ama sonradan babamin izin vermeyecegi kafama dank edince sinirden aglamaya baslamistim. babam ilk sakince konustu benimle bakti ben hala israr ediyorum bagirip cagirmaya ve tehditler savurmaya baslamisti. gecen yil psikolojim asiri igrencti ve ben bu olayi lgs sinavima 1 hafta kala yasamistim, 12 yasindaydim ya 12. hic mi uzulmediler. bas ortusu takmaktan, bir dini temsil etmekten nefret ediyorum, cok ozguvensizim. normalde asla kendimi ezdirmem ama ozguvensiz oldugum icin arkadaslarimin beni eziklemesine izin veriyorum, cunku zaten benimle dalga gectikleri noktada basortusu. biri gelir ‘arap’ der, oburu gelir ‘suriyeli’ der. bas ortusu takmaktan utandigim icin sosyal hayatim da neredeyse hic yok cunku disari cikmak istemiyorum. ne yapacagim hic bilmiyorum. bu konu hakkinda birileriyle konuşmaya ihtiyacim var lutfen yazın Instagram: @halaybasiperisiesmaa

    • yazmaya çalışıyorum ama mesaj kısmın kapalı açar mısın

    • SAFA TUNCER

      Tabi ki yaşaması kolay değil insan ilk ergenlik yıllarında özgürlük ve kendisini var etme mücadelesi vermeye başlıyor. Haliyle etrafında gordugu ilk çevre ailesi olduğu için onlara benzememe ve daha cok kendi yasitlarinca onaylanma egilimini bakis acisinda oluşturuyor. Ben de öyleydim. Ancak eğer kişi kendisini bilgi edinme çabası ile güçlendirirse bu süreçleri daha sağlıklı yorumlayarak atlatiyor. Bakin din ve yasam tarzi ne ailelerimizin ne de bizim arkadaşlarımızin tekelindedir. Herşeyi yavaş yavaş kendi beyin ve ruh kapasitemize gore oturtabiliriz eğer duygusal ve sinirsel fırtınalar ile kendimizi bogmazsak. Ama arkadaşların yapmış olduğu “etiketlemeci ve küçük düşürücü” hitsplarından etkilenirsek bu kez de onların gudumune girmiş oluruz.. ki özgür birey olmak bu değil.

  2. Fatmastellazehra

    Kuzular ben de sizinle aynı süreçten geçtim. 9 yaşından 15 yaşına dek başörtülüydüm. Artık onlara dinleyemeyecek kadar kötüydüm. dışarıya sadece okula gitmej için çıkıyordum. Rüzgarın saçıma ve boynuma değmesi o kadar iyi geliyordu ve başörtüsü boğazımı o kadar sıkıyordu ki. Sırf okula açık gidebilmek için ve kimse dışarıda açık olduğumu görmesin diye sabah namazdan sonra bekler herkes uyuyunca çantamı alır çıkardım. Akşam da sokağa varmadan gizli bir yer bulur orda örterdim. Çok zor günlerdi tabii. Ama bu durumdan kurtulmak ancak üniversiteyi buldu. şimdi 25 yaşında bir avukatım. Ailemden farklı bir şehirde yaşıyorum. Bekar olarak hem de. Şu an ilişkilerimiz eskisine göre daha iyi. Ailemden uzak olduğumda onları daha çok seviyorum. Maalesef sizi kabullenmiyorlarsa rest çekmek zorundasınız. Hayatınızı sevmediğiniz birşeyi 24 saat üzerinizde taşıyarak geçiremezsiniz. Rest çekin.
    Herkes bana ileride çok pişman olacağımı söyledi. Ancak bir an bile pişmanlık duymadım. Aksine, her an iyi ki yaptım diyorum

    • şuan ben de 18 yaşındayım ve bir kaç güne üniversite sınavım var. 2 yıldır senin dediğin gibi bazı yerlerde açık gezip eve kapalı geliyorum. üniversiteye gidince de ailemin fikirlerini umursamayacağım. onlar benim mutluluğumu düşünmüyorsa ben neden onlarınkini düşüneyim ki? sen de gerçekten en iyisini yapmışsın.

  3. bu durumu en azından annenle paylaşabilmen çok güzel. babanın anlayışla karşılama ihtimali varsa bence yine konuşmayı deneyebilirsin. ama yok dersen tekrar konuşmak onu daha da sinirlendirir bence. bazı yerlerde kendi istediğin gibi gezmeyi dene bence. tabi ailenin kulağına gitmeyecekse

    • Ben de 12 yaşından 17 yaşına kadar kapanmak zorunda kaldım. Dün gibi hatırlarım annem bana ; ” Yarın baban yurtdışından gelecek ve yarın geldiğinde seni artık başörtülü görmeli.” demişti. O zaman ne olduğunu pek anlamamıştım , ailem diyorsa doğrudur diye düşünmüştüm. Benim için neyin en doğru olduğunu onlardan başka kim bilecekti, öyle değil mi? Fakat öyle değilmiş. Ben çok dindar ve baskıcı bir ailede büyüdüm ve neredeyse 16 yaşına kadar asla kendi başıma hiçbir kararımı vermedim, hayatımı hiç sorgulamadım. Hep ailemin benim yerime karar vermesine razı olmuştum ama 16 yaşındayken İslam dininin bana göre olmadığını anlamaya başlıyordum ve zaman gittikçe ne namaz kılmak ne de kapalı gezmek istedim fakat bu yolda annemde dahil olmakla kimse beni desteklemedi. Hatta bi ara kendimi öldürmeyi bile düşündüm.. 17 yaşımdayken küçük kardeşimin sınav notlarımı etkilediği bahanesiyle babaanneme taşındım ve o günden sonra dışarıda başı açık , eve yaklaşınca başımı kapatmaya başladım. Çok korkuyordum çünkü bizim evimiz ile babaannemin evi çok yakındı ve babamın o civarda çok tanıdığı ve arkadaşı vardı. O yüzden de evin çok uzağında , tamamlanmamış bir inşaat alanında gizlice kapanıyordum. Yaşadığım korku ve stress bana bir çok hastalığın kapısını açtı fakat ben kararımdan asla pişman olmadım. Yurtdışında üniversite kazandım, halamın ve amcamın desteğiyle yurtdışına çıktım ve o günden sonra tamamen açıldım. Annem bir yıl ,babam ise uzun yıllar boyunca benimle hiç konuşmadı. Fakat bu adımım küçük kız kardeşimide cesaretlendirmiş olacak ki evlendikten sonra o da başını açtı ve diğer kardeşimin başını annem hiç kapatmamaya karar verdi. Şu an 27 yaşında evli bir kadınım, yurtdışında yaşıyorum ve sevdiğim işi yapıyorum. Ailemle ve en önemlisi babamla ilişkimde düzeldi ve artık kimse benim ne yaptığımı sorgulamıyor. Hatta babam da bakış açısını biraz değişti.. Ama bu 11 yıl gibi uzun bir sürecin sonucunda olanlar.. Fakat bilmenizi isterim ki ; sürecin uzunluğu asla bu yola girmemeniz gerektiği anlamına gelmez. Bilin ki; bir gün korkmadan özgürce sokakları gezebileceksiniz , aileniz size bir gün kesinlikle saygı duyacaktır ve en önemlisi siz kendiniz kendinize saygı duyup , özgüvenli olacaksınızdır. O günler mutlaka gelecektir. Keşke hepinizi yürekten kucaklayıp herşeyin güzel olacağını bizzat bir bir şahsınıza söyleyebilseydim.. Bu yazımı hepinize sağlık ve güzel günler dileyerek bitiriyorum , bir sorunuz olursa yazmaktan çekinmeyiniz lütfen. Yolunuz açık olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.