Yazar: Yalnız Yürümeyeceksin

Nefes almak için bile çok yorgunum.

Buraya bir anlatmaya başlasam devamı sular seller gibi gelecek ve biliyorum ki, ben de o sularda boğulacağım ama derdimi kime anlatacağım hakkında hiçbir fikrim de yok. Kendimi bildim bileli ani kararlar peşinde kendini kaptıran, sonu bilinmeyen yolara kendini atan, iki şık arasında kalsam üçüncüyü seçen…

“Kapanmazsan seni öldürürüm.”

Öncelikle herkese merhaba. Ben de uzun bir süredir açılmayı düşünen biriyim ve bunu ilk defa sizlerle paylaşıyorum. Aslına bakarsanız söze nereden başlayacağımı da bilmiyorum. Burada olan herkes gibi ben de başımdaki örtüden kurtulmaya çalışıyorum. Hikayem, ben daha çok küçükken başladı. Küçükken hep hemşire olmak isterdim,…

Ben, bir dinin sembolü olmak istemiyorum.

Merhaba ben de kendi hikayemi paylaşmak istiyorum, benimle aynı durumda olan insanlara destek olmak ve onlardan destek almak için… Ben 21 yaşında iken kendi isteğimle başörtüsü taktım, fazla araştırmadan ve daha çok, galiba, çevremdeki kişiler tarafından onaylanmak ve fark edilmek için yaptım bunu. Bugün 24…

Açılmak cehenneme gitmek demek mi gerçekten?

Merhaba. Ben de kendi hikayemi yazmak istedim, umarım bana yardımcı olursunuz. 5 yıldır kapalıyım. 5. sınıfın 2. döneminde kapandım, aslında çok da zorlanmadım. İmam Hatip’te okuduğumdan olsa gerek, sınıftaki ilk kapalı bendim. Benim kapandığımı öğrenen bir arkadaşım da benden hemen sonrasında örttü başını. Aile tarafımdaki…

Evet, doğru duydunuz hafızım fakat Müslüman değilim.

Merhaba. Ben de kendi hikayemden biraz bahsetmek istiyorum. İlk örtüyü başıma taktığımda 9 yaşındaydım. Sürekli olarak değil ama. 9 yaşında hafızlığın ne demek olduğunu bilmeden hafızlığa başladım. 5 yıl boyunca evimizin önündeki kursta hafızlık yaptım ama tabii ki bitirmedim, yarısına kadar gelebildim. Ortaokulu okurken açıktım fakat ortaokul…

Bir canım var, özgürlük istedim diye alacaklarsa, buyursun alsınlar.

Bu yazıyı kaleme alırken hissettiklerimi, bugün yaşadıklarımı; anlatabilecek kadar kelime haznemde kelime var mı, bilmiyorum ama deneyeceğim. Merhaba. Ben 21 yaşında; buradaki birçok kadın gibi, aile baskısıyla Tanrı rızasını gözetmeden başını örten biriyim. Her şeyin nereden başladığını anlatmak daha iyi olacak sanırım. Liseye başladığım sene,…

Lisenin başlarında sıfır kol bir üst almam, ailemin gerçek yüzünü görmemi sağlayacaktı.

Merhabalar. Bu yazıyı yazmak istedim çünkü artık görüyorum ki ben aslında özgür olduğunu sanan bir kızmışım. Kendimi kafeslenmiş bir kuşa benzetiyorum. Çevremi saran bir kafes olduğunu aslında yeni fark ediyorum çünkü ancak şimdi bu kafesin duvarlarına ulaşabilecek kadar uçabildim. Baştan başlayayım. Ben orta halli, muhafazakar…

Aşık olmak istedim “Sen kapalısın”, makyaj yapmak istedim “Sen kapalısın”, spora gitmek istedim “Sen kapalısın”.

Merhabalar. Benim hikayem 13 yaşındayken başladı. Vücudumdan, kendimden nefret eden bir çocuktum. Güzel olmadığımı bilirdim, aynalardan nefret ederdim, saçlarımı görmek istemezdim. O yaşlarda regl oldum ve çevremden etkilenerek -ki sebep sadece bu değil, açık kadınların cehenneme gideceğini söyleyen ilkokul öğretmenimin de katkısıyla- kapandım. Yüzümü, saçlarımı…

Abim, benim yaşlarımdayken namaz kılmazdı ve hâlâ daha kılmıyor. Annem ona tek bir laf etmiyor.

Anne tarafının fazlasıyla dindar, baba tarafınınsa din ile pek işinin olmadığı bir ailede; 2. çocuğum. Bir de abim var. 12 yaşında, daha ergenliğe bile girmemişken; bir gün, annem ve babamla dışarı çıkmadan önce annemin “Başını kapatmazsan bizimle gelemezsin, evde oturursun” demesiyle ağlayarak, dışarıya başımı kapatarak…

İstediğim saatte dışarı çıkıyorum, istediğimi giyiyorum. Bunlar bizim gibiler için büyük devrimler.

Kendimi bildim bileli, dine yönelik yetiştirilmeye çalışıldım; kâh göreneklerden kâh dini inançtan. Babam çok dinci ve baskıcıydı. Okul gezi ve pikniklerine katılmama asla izin vermez, kot giymemi istemezdi. Sürekli etek-bluz takımları giydirirdi, çocuk kadın olurdum. Arkadaşlarım benimle “Kadın” diye alay ediyordu, çocuk kalbimin ne kadar çok…

Tam hatırlayamasam da şunu çok iyi hatırlıyorum ki 5 yaşlarından beri kapalıyım.

Merhaba, benim hikayem biraz uzun. Ne kadarını yayınlayabilirsiniz bilmiyorum ama yıllardır sustum ve artık susmak istemiyorum. İnanamayacaksınız ama ben ne zaman kapandığımı bile hatırlamayacak kadar küçük yaşta kapandım. Tam hatırlayamasam da şunu çok iyi hatırlıyorum ki 5 yaşlarındayken kesin kapalıydım. İlkokulda, o zamanlar başörtüsüne izin…

Hocaya götürüp okuttular, “Hiçbir işe yaramıyor anne, ben ateistim” diyemedim.

Ben bu mektubu yazarken bile korkuyorum. Henüz 15 yaşındayım, buradaki çoğu kişiden daha gencim. Ailem bana küçüklüğümden beri din eğitimi veriyor, Kuran kurslarına gönderiyordu. Okuma yazma öğrenmeden önce Kuran okumayı öğrendim ben. Yıllarca her yaz Kuran kurslarına gönderiliyor, aklıma takılan dinle alakalı soruları sorduğumda “Din sorgulanmaz”…

Müslüman olmadığım halde Müslüman gibi olmak çok canımı yakıyor.

Öncelikle merhaba. Saatlerdir buradaki yazıları okuyorum ve benimle aynı sıkıntıya sahip insanların olduğunu görmek yalnız olmadığımı hissettirdi. Benim anlatacağım şey de bir çoğunuzla aynı; din baskısı. Ben muhafazakar bir ailede dünyaya geldim. Henüz daha 5 yaşındayken, bana Kuran’ı öğretmeye çalıştılar. Daha 6-7 yaşlarındayken, akraba ziyaretlerine…

Biz kafamıza örtü örtüp uzun şeyler giyerek, erkeklerin nefislerine hakim olmasını sağlamak için dünyaya gelmedik.

Öncelikle merhaba. Yaklaşık bir yıl önce, almış olduğum belki de hayatımın en büyük kararlarından birini verme aşamasındayken; burada bütün yazılanları okumuş ve benim gibi olan, benzer şeyler yaşayan insanların olduğunu görmek biraz olsun hissettiğim yalnızlığı hafifletmişti. Ve bundan tam bir yıl sonra ben de kendi…

Babam; istersem başımı açabileceğimi, bunu çevreye açıklayabileceğini söyledi ama o an cesaret edemedim ve öteledim.

Öncelikle herkese merhaba. Lafı dolandırmadan hikayeme geçeceğim. Ben muhafazakar ama İslamcı olmayan bir ailede büyüdüm. Annem, elinden geldiğince ibadet eden bir kadındı. Babamsa dini inancı olan ama daha rahat yaşayan biriydi. Ailemin dışında babaannem oldukça baskın bir karakterdi ve şu an düşününce anlıyorum ki kapanmamın…

Makyaj yaptırmadı, arkadaşlarımla görüştürtmedi. “Üniversiteye yollamayacağım seni, evleneceksin.” dedi.

Merhaba, ben de muhafazakar ve baskıcı bir ailenin kızıyım. Belirli bir yaştan sonra şort giyemedim, askılı giyemedim ve etek giyemedim. Ama asıl olay 10. sınıfta edindiğim sevgili ile başladı. Bir gün, annemin sevmediği ve görüştürmediği kız arkadaşlarımla antreman çıkışı bir şeyler yedik. Eve geldiğimde geç…

Bir daha dönemeyeceğim yaşlarımı, kimse için feda etmek zorunda değildim.

Olmak, tamamlanmak, başarmak… Nasıl güzel bir duygusun sen! Tarif et, deseler; yaşamalısın, derim mutlaka! Tüm hücrelerimde duyumsuyorum özgürlüğümü ve gücümü. Cesaretse sonuna kadar! Bu sayfaya ikinci mektubum bu benim. Ve buraya asla başarmadan dönmek istemiyordum tekrar. “Sonsuz olan tek şey özgürlüğüm olsun” yazımı yazdığım dönemde, oldukça zor…

Kendimi iki cinsiyetin arasında, hiçbir şeye benzemediğim bir yerde görüyorum.

Merhaba. Henüz 11-12 yaşlarında bir kız çocuğuyken, kızlardan hoşlandığımı fark etmiştim. Ailem çok dindar. 13 yaşında iken annem ve ablam öğrenmişti bunu, annem ağlayarak psikolog araştırıyordu. Ablamın bana iğrenç ve aşağılayıcı bakışlarını unutamıyorum. Babamdan gizlemiştik ve psikoloğa gitmeye başlamıştım bu süreçte. Annem sürekli ağlıyordu, üzerimde…

Canımın acısından ölürken, üstüme tişört giydirmeye çalışan annemi ve bunu yapmasını emreden Allah’ı affedemiyorum.

Nasıl başlayacağımı bilemedim. Dini; obsesyon haline getirmiş, şizofren bir babanın ve hayatı sadece din ve ona göre yaşamak olarak gören bir annenin; en büyük kızıyım. Çok küçük yaşlarda büyüdüğüm mental olarak yıkıcı o ortamda; gözlerindeki onay ifadesini, memnuniyetlerini ve hep anlattıkları bazen de sinirlenebilen o…

Dünya klasiklerini okumak istedim, “Dini kitap okuyacaksın” dedi.

Hayatım boyunca kısıtlandım; babam tarafından, babamın ailesi tarafından… Çocukluğumdandır istediğim hiçbir şeyi giyemedim, istediğim şekilde konuşamadım, gerçek fikirlerimi paylaşamadım. Çünkü ne zaman ağzımı açsam, babam tarafından susturuldum. Konuşma tarzıma, oturuşuma, yürüyüşüme, gülüşüme kadar; her şeyime karışıldı. Asla sevildiğimi hissetmedim. Babamın babası imam. Babam da çoğunlukla…

Babam “Açılırsan bu eve gelemezsin” dedi.

Şu an, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Böyle bir platformdan haberdar olunca, hemen bir Instagram hesabı açtım ve yazmaya başladım. O kadar uzun ki hikayem, umarım kimseyi sıkmam. 2013 yılında, 15 Haziran’da, dayak yiyerek “Niye kapanmıyorsun? Orospu mu olacaksın” denilerek kapandım. Bundan 7 yıl önce, 14 yaşında…

Koyun gibi yaşamak mı aslan gibi ölmek mi?

Bu bir başarı hikayesidir. Muhafazakar bir ailenin, ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. Tek kız çocuktum. Denek gibi bir şeydim bir nevi. Annem, 4-5 yaşlarımdan beri beni paralı Kuran kurslarına yolladı. Babam, 9 yaşında Kuran’ı okumayı öğrenen ben hakkında, her yerde caka sattı. Eğlenceliydi bir yere…

Rüyalarımda saçımı açık görünce “Başörtüm nerede?” diye aradığımı bilmediler.

Nasıl başlayacağımı bilmiyorum, yayınlanır mı onu da bilmiyorum ama yazmak istedim. Hem ben yalnız hissetmeyeyim hem de benzer şeyler yaşayan kızlar, yalnız hissetmesin diye. Birinci sınıfa giderken kapanmıştım. Biz muhafazakar ailelerde doğan kızların kapanmama gibi bir şansı yoktur zaten. Regl olunca bütün kızlar alelacele, yangından…

Dinin verdiği bu özgürlüğün; beni dinime, ailemin kısıtlamalarından daha çok yaklaştıracağını umuyorum.

Kendimi, içimde hapsetmiş bir şekilde 6 yıl geçirdim. Çocukken bize sıkça söylenen ve mutlaka gerçekleşecek bir şey olarak anlatıldı başörtüsü, bunu çok sonradan anladım. Annem katı bir kadındı ve kendine hep duvarlar örerdi, ben büyüdükçe duvarlar da büyüdü. Ben bu duvarlara kapılar açmaya çalışırken kendimi…

Benim gibi düşünen ne çok insan varmış.

Merhaba. Şans eseri YouTube’da izlemiş olduğum bir videoda size denk geldim ve böyle bir platformun olduğunu bilmek içimi o kadar rahatlattı ki… “Benim gibi düşünen ne çok insan varmış” dedim. Asla yanlış bir şey yapmayacağımın da farkına vardım. Şu an 22 yaşındayım. Muhafazakar bir ailede…

Yalnız yürüme, ben varım.

Merhaba. Öncelikle okuduğum diğer mektupların ne kadar ‘ben’ olduğunu söylemek isterim. Daha doğrusu ‘eski ben’. 24 yaşında genç bir kadınım. Henüz 15 iken kapanma kararı almıştım. Muhafazakar bir ailede büyümüş, çocukluğundan ergenliğine kadar hayatının her anında ve döneminde din olgusunun her çeşit baskısına maruz kalmış…

“Kapanmasaydın eğer, seni gebertirdim.”

Merhabalar, biraz içimi dökmek istiyorum buraya… 14-15 yaşlarında iken annemin baskısıyla kapandım. Kapanmak istememi çok istemişti, daha sonra ailedekiler de bunu deyince bir gün; “Kapanayım, zaten bir gün açılırım.” dedim. Bu yaşlarda birinin kapanıp ne kadar doğru bir karar alacağı düşünülebilir ki? Kapandıktan sonra annemin…

Kariyerim, param ve mutlu bir yuvam var ancak hala kendimi özgür hissedemiyorum.

Merhabalar. Benim hikayem küçükken, daha 12 yaşındayken babamın bana; “Artık örtüneceksin, git içeriden annenin başörtüsünü getir.” demesiyle başladı. Tam yaz tatiline denk gelmişti ve 3 ay boyunca dışarı bir elin parmaklarını geçecek kadar çıkmamıştım. Çünkü tepkilerden çok korkuyordum. Yaşadığımız yer küçüktü. Bırakın küçük yaşta örtünmüş…

Bir çocukken kadın gibi hissettirildim.

Merhaba, Çocukluğumdan beri dinlere karşı hiçbir hevesim olmadı ama denedim, çünkü ailem istedi. Ailem camiye gitmemi, İslam dinini benimsememi, Kuran okumayı öğrenmemi istedi her zaman. Ben de camiye gittim, eğitim aldım. Ama onca zaman gerçekten hiç mutlu değildim. Halbuki ben bambaşka şeyler yapmak istiyordum ancak…

Annem için zehirli düşüncelerle doluydum ve gerekirse dövülerek bu düşüncelerden arındırılmalıydım.

Her gün, bir gün bitecek umuduyla uyanıyorum. Kendimi tanıtmaya lüzum görmüyorum. Sizdenim, saçlarını bayrak yapıp rüzgarda dalgalandıramayanlardanım. Hiçbir zaman ebeveynlerimin istediği yahut hayal ettiği kız çocuğu gibi olamadım. Bu durum ben 13 yaşındayken başladı. Kendimi bildim bileli sivri dilli, doğru bildiğim şeyi yapmada ve savunmada…

Annem; bir kadını kadın yapan tüm duyguların, insan bedenine kullanılmamak üzere hapsedilmiş ve bastırılmış halidir.

Güzellik, neşe, enerji, cıvıltı, ışıltı… Bu okuduğunuz kelimeler hayat dolu bir genç kızı betimlemek için seçilmiş doğru kelimeler… Peki ya Müslüman bir genç kızı? Ben Sahra. 19 yaşındayım. 3 aydır süregelen ve dinmek bilmeyen ruhsal buhranlarım beni buralara kadar getirdi. Şimdi, okumayı isteyenler için tezatlarla…

Senden izin almıyorum, sana haber veriyorum.

Ben 7. sınıftayken, etraftaki herkesten öyle gördüğüm için, ailem ve arkadaşlarım kapalı olduğu için kapandım. Çok küçük yaştaydım, bilinçli olarak yapmadım ve 6 yıldır kapalıyım. Liseye başladığımda çok düşündüm açılmayı ama hiç ciddi olarak karar vermemiştim. Bu yıl, Mayıs ayında, artık gerçekten istediğime karar verdim…

Başımdaki ve kalbimdeki yükle yaşamak istemiyorum.

Söze nasıl başlanır? Bu gözümden akan büyük damlalar nasıl durur? Kalbimdeki yük nasıl iner mesela? Kendimi çokça insanın arasında bir söyleşi yapıyormuş gibi hissediyorum. Asla dinle alakası olmayan, sadece orucu ibadetten sayan bir ailede büyüyorum. 15 yaşındayım ya da 16, bilmiyorum. Sahi kaç yaşındayım ben? Yaşadıklarım kaç…

Annem benim yanmamamı isteseydi, beni inançsız yapacak kadar zorlamazdı.

Ben daha 14 yaşımdayım. Regl olunca ağladığımı biliyorum. Oysa insan büyümekten, ölmek istercesine korkar mı? Ben korktum, ailemin beni zorla kapatacağını bildiğim için korktum. Anneme kapanmak istemediğimi söylediğimde, bana dışarı çıkamayacağımı ve benimle konuşmayıp harçlığımı keseceğini söylemişti. Umursamamaya çalıştım. Dışarıda zaten işim yoktu, sınav senemdi, okuluma…

Din noktasında dört dörtlük değiller ama konu başörtüm olunca, anlamsız bir şekilde katılaşıyorlar.

Birçoğunuzun aksine, ben kapanmayı isteyerek yapmış olsam da bu kararı verdiğimde henüz 13 yaşındaydım. Ailem tarafından “Biz Müslümanız ve Müslüman kadınlar belirli bir yaştan sonra kapanır” fikriyle yetiştirildim. Annem dinini elinden geldiğince yaşamaya çalışan, annesinin itirazlarına rağmen dinlediği sohbetten etkilenip küçük yaşta kapanmış, ancak daha…

“Açılırsan bu evde yerin yok.”

Merhaba. Bu sitedeki insanların hikayelerini okuyunca ben de yazmak istedim. Henüz daha küçücük çocukken babam kısa kollu giymeme izin vermezdi, yaz aylarında bile. O sıcakta uzun kolluyla dışarı çıkıp öyle oynardım. İlkokul 1. sınıfta 23 Nisan gösterisi vardı. Ben de katılmak istemiştim ama babam, elbise…

Birinci hayatım, ailemin beni kapalı bildiği hayat; ikinci hayatım arkadaşlarımın beni açık bildiği hayat.

Merhaba. Uzun zamandır bu siteyi takip ediyorum ve bütün hikayeleri sıkılmadan, usanmadan okudum diyebilirim. Bu siteyi “Açılmak istiyorum, ailemi nasıl ikna ederim” diye aramaya yazdığımda keşfettim ve çok şaşırdım, meğer benim gibi ne çok kız kardeşim, ablam varmış… Bu mektubu yazmamın sebebi, şu an ağlıyor…