Siyaseten açılma kararı aldım.

Pişmanım… Daha da pişman olabilirdim, neyse ki bana engel olan insanlar vardı. Okul birincisi olduğum hâlde İmam Hatip lisesine gitmek istediğimde beni durduran, tekrar düşünmemi söyleyen ve Anadolu lisesine gitme kararımda büyük pay sahibi olan bir resim öğretmenim vardı. Lisede sorduğu sorularla bana kendimi sorgulatan,

Bu kadar basit şeylerin bana yasak olması çok acı.

Bu, buraya yazdığım 4. yazım. Bu da bir zafer yazısı olmayacak ama ne hissettiğimi anlatacağım. Uzun zamandır aklımda olan AVM’ye gidip kafamı açma fikrini bugün, 20 Ağustos 2021’de, hayata geçirdim. Kabine girdim, başımı açtım ve çıkamadım. Evet, kabinden uzun bir süre çıkamadım. Çıktığımda da başım

Kızları gibi değil de bakmak zorunda oldukları bir kişi gibi hissediyorum.

Herkese merhaba. Böyle bir platform ile tanışıp buradaki mektupları okumak, bu sancılı süreçte benim en büyük motivasyon kaynağım oldu. Ben 19 yaşında, bu sene üniversiteye başlayacak bir kadınım. Ben de ailem tarafından zorlanarak başımı örtüyorum. Aslında 14 yaşımda kendi isteğim ile başımı kapadım. Başlarda her

Benim çevremde açılan kimse yoktu, bir ilk ve ‘skandal’ oldum.

Merhabalar! Ben 1 Temmuz 2019’da yayınlanan “Saçlarımı kısacık kestirdim, erkek tıraşı yaptım; sırf açılmamak için.” adlı mektubun sahibi, Haru. Bu mektubu 4 Ekim 2021’de yazıyorum. Mektubumun üzerinden 2 yıldan fazla geçmiş. O kadar çok şey değişti ki hayatımda… Ben de değiştim, büyüdüm. Şimdi üniversite 3.

Ben buradaki her hikâyeyi adeta yaşamış gibiyim.

Karanlığın muhteşem asilliği ile hüküm sürdüğü bu gecede masamın başına geçmiş az sonra okuyacağınız bu mısraları yazıyorum. Buraya yabancı değilim. Bu platformdaki her bir hikâyeyi avcumun içi gibi bilirim. Ben buradaki her hikâyeyi adeta yaşamış gibiyim. Benim öyküm, daha adet görmeye başlamadan başladı. O gün

Annem hiçbir zaman beni okutmak istemedi.

Merhaba. Ben 15 yaşındayım ve dindar, baskıcı, muhafazakâr bir ailenin son çocuğuyum. 5. sınıfta annemin zoruyla İmam Hatip’e gittim. Tabii o zamanlar hiçbir şey bilmiyorum. 13 yaşımda zorla kapandım. Kapandım ama dış dünyaya… Annem hiçbir zaman beni okutmak istemedi. Hafız olmamı istedi ama ben okumak

14 yaşında bunları düşünmekten yoruldum.

Merhaba, 14 yaşındayım. Dinine çok bağlı bir anne tarafından büyütüldüm fakat 14 yaşına geldiğimde bir şeyler değişti. Küçüklüğümden beri İslam diniyle alakalı birçok mucizeyi dinledim, dinlemeyi de her zaman sevmiştim. Fakat büyüdükçe İslam’daki kadın-erkek eşitsizliği dikkatimi çekmeye başladı. Bunu annemlerle paylaştığım her an annemin gözündeki

Sevgi yerine özgürlüğü tercih ediyorum.

Merhaba, bugün buraya yazıyorum çünkü anlatacak başka kimsem yok. 18 yaşındayım ama çok daha yaşlı hissediyorum. Hayatım boyunca hep olduğum yaştan daha fazla hissetim. Yaşıtlarımdan hep daha büyük, daha olgundum. Başlarda gerçekten öyle olduğumu düşünüyordum. İlkokulda arkadaşlarım saçlarını örerdi, oje sürerdi. Bense annemden saçlarımı kısa

Bu düşünce geçsin diye okumadığım dua kalmadı.

Herkese merhaba, buraya çok kez geldim ama bu sefer ben de yazmak istedim. Ben şu an 20 yaşındayım. Her zaman kapanma düşüncem vardı ve gayet güzel bir maneviyata sahiptim. 8. sınıf bitti ve ben lise başlayınca kapanırım, diyordum. Babamın bana iğrenç bir mahlukatmışım gibi bakarak

Ben neden çocuk olmadım?

Çocuk yaşımda anne oldum ben. Beni dünyaya getirenlerin annesi oldum. Ailemin annesi oldum. Çocuk yaşımda güçlü oldum. Ağlamadım ben, ağlayamadım. Çünkü ağlarsam, ben de kendimi bırakırsam her şey daha da kötü olurdu. Çocuk yaşımda savaştım. Kiminle savaştım, bilmiyorum ama savaştım. Belki annemin ve babamın acılarına

Başımı açtığım için değil, istemediğim bir şeyden kurtulduğum için özgürüm.

Başardım! Ben bugün özgürlüğüme kavuştum. Yanlış anlaşılmasın; başımı açtığım için değil, istemediğim bir şeyden kurtulduğum için özgürüm. 6 senedir kapalıydım. 11 yaşında kapandım. Şu an 17 yaşındayım. Başlarda kendi isteğimle kapalı olduğumu düşünüyordum ama büyüdükçe istemediğimi fark ettim. Açılmayı 2 senedir istiyordum ama bir türlü

Büyüdüğüm ortamı şu an düşündüğümde dehşete kapılıyorum.

Merhaba, öncelikle belirtmek isterim ki ben halâ başörtüsü takan ve onu çıkarmamış biriyim. Size bu yolculuğa nasıl girdiğimi, sonrasında da nasıl psikolojik hastalığa yakalandığımı anlatmak isterim. Şizofreni teşhisi konulmuş bir babaannenin ve onun travmalar içinde büyümüş 7 çocuğunun içinde büyüdüm. O çocuklardan biri de benim

Geçici bir hevestir diye düşündüm ama açılma isteğim 2 senedir gitmedi.

Birkaç sene önce memlekete taşındık. Tüm akrabalarım burada oturuyor ve artık hepsiyle iç içeyiz. Anne tarafım kapanma konusunda aşırı baskıcılardı. 7. sınıfta kuzenlerim yurda gittiği için beni de yurda gönderdiler. O dönem yurda gittiğim için herkes benden kapanmamı bekliyordu. Açıkçası ben de ortamdan etkilenmiştim. Normal

Kendi çapımda direniyordum.

Herkese merhaba, bu da benim hikayem olsun. Ben de baskıcı, zorba ve kadınların ikinci sınıf olarak görüldüğü bir aileden geliyorum. En büyük travmam, babamın bir bayram günü gelip “Artık kuzenlerini öpmeyeceksin, enişteleri öpmeyeceksin” demesiyle başladı. Benim için bir dayatmaydı, bir anda aniden gerçekleşti. Belki biraz

Toplayacakları tepkiler, o belirsiz kimliklerini zedeleyecek diye bizi bastırıyorlar.

Neşe ile çarpan kalbimiz, ışıldayan gözbebeklerimiz, güzel tenimiz ve özgür ruhlarımız. Bizim bu kadar güzel olduğumuzu gören ebeveynlerimiz, bizi herkese gururla göstermek yerine neden saklama ihtiyacı duyar? Kendi fikirlerini paylaşmaya korkuyorlar. Toplayacakları tepkiler, o belirsiz kimliklerini zedeleyecek diye bizi bastırıyorlar. Zedelenecek bir kimliği bile kalmamış,